Salı, Eylül 29, 2009

soda-kola




Bugün başdönmesi yakınması ile başvuran bir gıda mühendisinin tansiyonunu düşük bulunca biraz tuzlu yemesini veya günde bir iki maden suyu içmesini söyledim.



"Çalıştığım işyerinde maden suyu üretiyoruz zaten. İçmeye çalışıyorum ama hele gazsız içince tadı pek kötü oluyor" dedi
"Maden suyu yeraltından doğal olarak gazlı çıkmıyor mu?" diye sordum
"Çok düşük bir gaz oranı var, esas şişelenirken içine karbondioksit basılıyor" dedi
"Soda ile maden suyunun ne farkı var?" diye sordum


"Maden suyu doğal yeraltı suyu, soda ise içine karbondioksit basılmış memba suyu. Gerçi yazın işlere yetişemediğimizde bizim de maden suyunu yarı yarıya sulandırıp şişelediğimiz oluyor. Hatta size bir şey söyleyeyim, bazı küçük su şirketleri de tüketim arttıp da kaynakları siparişe yetişemezse belediye suyunu şişeliyorlar" dedi


"Ben de geçen yaz aldığım bir şişe suyunun tadını kötü bulunca acaba sahte mi diye firmaya yazmıştım, yanıt vermemişlerdi." dedim
"Bu meşrubat işinde üçkağıt çok oluyor. Mesela çeşmeli kola makinelerinde 20 litrelik karton kutuya koyulmuş naylon torbada kola şurubu kullanılıyor. Ambalaj masrafı olmadığından çok ucuza geliyor ama onu bile sulandırırken ayarı ile oynayıp daha da ucuza getiriyorlar" dedi



"Sulandırıldığı belli olmuyor mu?" diye sordum
"Normalde % 11 şeker olması gerekirken 8-9 a kadar düşürüyorlar. Buzla falan kaynayıp gidiyor" dedi

10 yorum:

The Dude dedi ki...

kapitalizm, bir ask hikayesi...

Adsız dedi ki...

Sağlık çoook çok ucuz vatanımda:((
Yasemin

merlin dedi ki...

supermis ya. ozellikle belediye suyunu siselemelerine bayildim.

Kültür Mantarı dedi ki...

çeşmeli kola makinası dediğine Post Mix deniyor. herşey dahil hotel lerde bu postmix makinasının kuyuya bağlandığını gözümle gördüm ben. bardaklar gelen hiç bişeyi içmem o yüzden.

bizdeki maden sularındaki minarel oranları çok düşük. sadece akmina gazsız ve yüksek minarel oranlı. ben onu seviyorum.

avrupada bizim suya su demiyorlar, ağızlarına sürmüyorlar. hep akmina tarzı yüksel mineralli sular tüketiliyor. minarel zengiliği yer altı sularının yaşı ile ilgili imiş. yani su ne kadar yaşlı ise minerali o kadar fazla oluyormuş

hbasak dedi ki...

"soda ile maden suyu arasında ne fark vardır?" Bu bizim, orta-ikinci sııf coğrfya sınavı sorumuzdu. Coğrafya öğretmenim Mahmut Bey'i hatırladım :)

dağlar kızı dedi ki...

peki hangisini içeceğiz? hangisi diğerlerinden daha iyi? akmina, beypazarı'ndan daha mı iyi? bir bilen yazsa da aydınlansak keşke...

aysema dedi ki...

Ankara'nın şebeke suyuna Kızılırmak'tan su pompalıyorlardı bir zamanlar. Tesadüfen yaşayıp gidiyoruz kuzu kuzu...

e. t. dedi ki...

çeşmeli kolaların tad faklılığını biz birçok kez farkettik. Şu ana kutu değilse içmiyoruz. Daha asitsiz gibi geliyordu bana.

Hiç şaşırmadım, ne sodalara, ne kolaya. herşeyimiz hile hurda be kardeşim!!!!!!!!!

Marjo on makeup frenzy dedi ki...

benim de fast food satan bir zincir restauranlardan birinde part-time çalışan arkadaşım söylemişti, toz halinde geliyor sulandırıp satılıyor diye. o zamandan beri milkshake tercih ederim öyle yerlerde ama tabii bilemiyorum onda da bir numara vardır belki..

maden suyu ben çok severim, çok üzüldüm bunda bile kandırıldığımızı okuyunca :( keşke avrupadaki gibi mineralli sular satılsa. gazlı değil o sular, içimi de çok hafif.

uğur önder dedi ki...

Çeşmeli kola=Post-mix
Evet bunların ayarında oynama yapılması veya hata yapılması mümkün. Ancak post-mix sistemini veren içecek firmaları (Coca Cola-Pepsi)sistemi verdikleri restoran ile yaptıkları sözleşmede bu sistemin karışım oranının her gün günde bir kez kontrol edilmesi şartını getiriyor. Aksi durumda sözleşmeyi iptal edebileceklerini iletiyorlar.(Sonuçta onlar da bu ne biçim kola dedirtmek istemiyor elbette) Tabi diyeceksiniz ki kim kimi kontrol ediyor? Kısmen haklısınız. McDonald's-BK gibi zincirler bu oranların günlük olarak kontrolunun yapılmasını sağlıyorlar. Çünkü şurup/su oranının şurubun az olması şeklinde olabileceği gibi tam aksi şekilde yani şurubun çok olması, yani maliyetin artması anlamına da gelebiliyor. Bir de biliyorsunuz McD, BK gibi yerlerde müşteri daha seçici olur. En ufak sorununu anında en üst makama kadar iletir. Bir çok restoran (BK ve McD) ve çalışanı bunu göze almaz. Çünkü zaten bu tür hataları sisteme zarar verdiği gerekçesi ile (mağaza sistemine) asla kabul edip şirket politikası haline getirmez bu uluslararası zincirler. Bence açık ürün içerken lezzetinden rahatsız iseniz o restoranda satılan ürünün firmasına şikayet etmelisiniz. (Tabi bununla uğraşmak isterseniz. Ancak bir çok firmanın 0800'lü ücretsiz hattı var. (Coca Cola 0800 261 19 20 Pepsi 0800 211 71 19))
Emin olun hiç bir marka (en kapitalisti bile!) ürününün kendi standardı dışında olanından para kazanmak istemez. Çünkü tüm dünyanın onların nasıl gözünün üzerinde olduğunu bilir. Bunu yanında zaten kâr marjları yüksek olduğundan bunları çözecek ekibi her zaman vardır. İki sokak aşağıdaki Köfteci Hacı Amca çok sevdiği ülkesine laf edene kızar ama asla o kapitalist şirket kadar da asla vergisini düzenli ödemez. 2 tane fiş az keser. Kredi kartı değilse fiş bile kesmez. Personeline sigortayı olması gerektiği gibi işe girmeden 1 gün önce değil girdikten 3-4 ay sonra yapar falan filan. Neyse bu konuda çok doluyum!
Bunu yanında şişelenmiş sular üzerinde FDA gibi bir kuruluşun olduğu ABD'de bile nelerin döndüğünü görmek için Penn ve Teller'ın şu muhteşem belgeselini izlemelisiniz. Üzgünüm Türkçe değil. Ancak bu yapım ile ilgili de şunu eklemek isterim. Aslında FDA'ye rağmen dedim ama dikkatle izlerseniz aslında herşeyin şişe etiketlerinde yazdığı görünüyor. Aslında sahtecilik yok yani. Ancak halkın şişe suyu her şartta tercih etmesi çok komik.

http://www.youtube.com/watch?v=XfPAjUvvnIc