Çarşamba, Nisan 13, 2011

inci kefali ve çay




Bugün tansiyounu bir türlü düşüremediğim Van'lı bir hastama
"Siz tuzsuz yeme önerime uymuyor musunuz?" diye sordum
"Valla geçenlerde Van'dan tuzlu balık geldi, onu biraz fazla kaçırmış olabilirim" dedi
"İzmir'de, deniz kıyısında taze balıklar dururken Van'dan gelen tuzlanmış inci kefalini mi yiyorsunuz? Nasıl yapılıyor o?" diye sordum


"Bidonun içine tuzla basıp gönderiyorlar. Yiyeceğin zaman soğuk suyla sabahtan ıslıyorsun. Suyunu değiştire değiştire öğleyin yumuşuyor. Sonra ya tava yapıyorsun, ya mangal. Yanına da bulgur pilavı ve ayran aşı yaparız. Biz ona alışmışız. Üstüne de mutlaka çay" dedi ve ekledi "Gözünü sevdiğimin Van'ı. İzmir'de çay içmeyi de bilmiyorlar komşuluğu da.


Komşunun kapısını çalıyorsun, kapıyı açıp 'Ne var' diyor.
Ne olacak canım sıkıldı çay içmeye geldim!
Çayı da her bardakta daha içer misin diye soruyor, insanın iyice canı sıkılıyor. Eşim biraz sinirlidir, geçende misafirlikte bir, iki sordular çay koyayım mı diye, en sonunda bir kızdı,
'Senin ne çayını içerim, ne başka şeyini' diye bağırdı kalktı"
"Neden kızdı?" diye sordum
"Çay koyayım mı diye sorulur mu? Ben içmeyecek olsam söylerim, yeter diyene kadar koyması lazım" dedi


"Peki, ilk bardağı koyarken soruluyor mu sizin orda?" diye sordum
"Yok, oturunca hemen çay gelir. Doydum yeter diyene kadar sürekli koyulur. Doyan da bardağını yan yatırır" dedi

Kendisine balığın çok faydalı olduğunu ancak taze deniz balığının daha besleyici olduğunu, ayrıca balığı tava değil ızgara ya da fırında pişirmesinin uygun olduğunu anlattım.

12 yorum:

neslice dedi ki...

Balık olsun da Van, İzmir hiç farketmez. Her yerden gelenini yerim. Van'lı teyzemin de damağı alışmıştır o tada, tansiyonu takacağını pek sanmıyorum.

Hayal Meyal dedi ki...

Ayy ne kadar farklı bir kültür anlayışları varmış :) Türkiye'min gözünü seveyim :D Her tip insanı barındırıyor. Çok şaşkınım. Bizde ne içersiniz diye sorulur, sonra bi tane daha ister misin denir. Eğer hayır derse ikinci kez sorulmaz bile :))

Korhan dedi ki...

Tuzu hayatından tamamen çıkartmak çok zor. gene de minimuma indirince fayda ediyor. kesin ilaç veriyorsundur doktorcum ama ilaçla da düşmüyosa teyzemin hayatında gizli stres unsuru vardır. ben düzenli kullansam da istanbul'a ilk taşındığımda hayatım stresliydi, endişelerim vardı, işim kötüydü o zaman gene 20-14 lere çıkmaya başladı. şu sarmısak hapları var ezilmiş sarmısak tozu onlarda iyi geliyor aslında. tansiyonla yaşamak berbat.

Bucera dedi ki...

200/100 mmHg tansiyonu olan amcama tuzsuz yiyeceksin dediğimde ben de fırça yemiştim'' Hıyara tuz serpmeden yemek olur mu? Sen öyle mi yiyorsun ki bana söylüyorsun ?'' diye.
Ama benim tansiyom yirmi değil ki,diyebildim ancak.

Korhan dedi ki...

Direk "tuzsuz ye!" demeyin işe yaramaz. Hele ki ben gibi midesine düşkünse. Tansiyon hastalar tarafından ciddiye alınmayan bir hastalıktır. Öncelikle bunun sağlanması lazım. Öldürmeyen ama daha beter yapan bir hastalık olduğunu anlatın. Beyin kanaması ve damar tıkanıklığını buna bağlı etkileri anlatmak işe yarıyor. Mesela benim doktorum bana bir sabah uyandığımda konuşamayacağımı çünkü beynime giden damarımın tıkanıp buna yol açacağını söylemişti.Zaten o günden sonrada ilaçlarımı aksatmadım. Bende de olan hipertansiyon türk toplumu tarafından kanıksanan bir hastalık çünkü nenelere amcalara sorsanız hepsinde var. O yüzden de "bel fıtığı" gibi önemsenmeyen hastalık kategorisinde. Eğer o hasta etkilerini bilirse; hıyara tuz serpmek zaten aklına gelmeyecektir. imza..profesyonel doktor danışmanı şahane hasta

Not: Doktorcum oy bekliyorum bkz blog.

AytuncRahim dedi ki...

Çay mezvusunda bizde de eğer artık çay içilmeyecekse, çay kaşığı bardağın üzerine yatırılır :)

AytuncRahim dedi ki...

bizde de, artık çay içilmeyecekse, çay kaşığı bardağın üzerine yatırılır :)
bide öyle misafire "çay tazeliyim mi, çay koyım mı?" demek ayıp sayılır :))

Lilium Bosniacum dedi ki...

yıllardır tansiyon hastası olan annem ilaçlara rağmen düşüremedi. ancak ilaçla beraber her sabah bir-iki diş sarımsak yutunca kontol altına alabildi. dişleri bütün yutunca koku da yapmıyor. sadece çiğnenmeyecek ufak dişler tercih edilecek bittabii :)

Jane Jones dedi ki...

yazık o evsahibine. kimbilir nasıl şaşırmıştır. =)

rahat yazar dedi ki...

ne enteresan adetler var:)

Adsız dedi ki...

MIsafirlikte bir yer kadar ya ,sanki kahvehaneye gitmis hatun,iki bardaga kadar sorgusuz doldurmak icin mutfaga gidiyorum ama daha sonra belki icmem yeter der diye soruyorum zaten.Birde kucuk bardakta tercih eder bazilari ,sogumasinmis caylari ,hevesindeki vardi demleseydin bir demlik oturup icseydin evinde canim,bide sinirlenmis ,bidaha gelme zaten sana caymi tasiycam surekli.(Bende niye bu kadar sinir yaptiysam?)
Boyle adet kabul ettigimiz sacma sapan ,eziyetli seyleri bazilarinin yapmak istememesi neden normal olmasinki,neden yeni adetler edinmiyelim eski koyde kalmadi artik,kalmissada bu onun sorunu.

Antalya Çocuk Doktoru dedi ki...

Herkes kendi kültürüne göre beklenti içine giriyor, bize sormadan durmadan çay koysalar ne oluyor deriz.