Perşembe, Mayıs 12, 2011

canlı ahtapot








Geçen hafta evimizde misafir ettiğimiz bir Amerikalı ile Uzakdoğu yemeklerini konuşuyorduk. Söz böceklerden açıldı. Tayland’da kızarmış hamam böceğini denemiş ama hiç sevmemiş, midesi bulanmış.
“Esas Kore'de yediğimiz canlı ahtapot güzeldi” dedi
“Nasıl canlı?” diye sordum
“Bayağı masaya canlı bir ahtapot getiriyorlar, kolunu satırla ufak ufak doğruyorlar. Birer lokmalık parçalar tabakta hareket etmeye devam ediyor. Çubukla yakalayıp yanında getirdikleri çok güzel bir sosa banıp ağzına atıyorsun. Ağzının içinde de hareket etmeye devam ettiğinden çok iyi çiğnemen lazım ki vantuzlarıyla boğazına yapışmasın. Bu nedenle her sene pek çok Koreli hayatını kaybediyormuş” dedi


“Çok vahşiymiş” dedim.
Kız arkadaşı:
“Ben yiyemedim. Önce hareket etmesi durursa yiyeceğim dedim, ama dokununca yine hareket etmeye başladı, ben de bıraktım” dedi
“Tadı nasıldı peki?” diye sordum
“Aynı pişmiş ahtapot tadı ve dokusu, sadece biraz daha tuzlu ve daha sert, ben beğendim, güzeldi” dedi

18 yorum:

simple present tense dedi ki...

şimdi düşüp bayiliciim..yeniliklere fazlasıyla açık bir arkadaş kendisi belli ki..tavsiyem, hiç kapatmasın aynen devam etsin.

Gürhan dedi ki...

:)) İlginç...Çin'de cenin yendiğini bile söylüyorlardı ama oraya giden kardeşim bunun yalan olduğunu söyledi.Değişik yemek tatları var valla.Mesela Tayland'da 1 gemi dolusu kedi götürülüp yeniliyormuş.
enteresan...Çok güzel bir blogunuz varmış doktor bey.

didem dedi ki...

Bende old boy filminde canlı yendiğini görmüştüm ve sormuştum gerçekten canlı mı yeniyor evet demişlerdi. Ama filmde doğramaya bile gerek duymamışlardı doğrusu :/

hayatın içinden dedi ki...

midem bulandı ya nasıl bir mideye sahipler anlamdım:((canlı canlı yenilen herşey bence canilik

Ikkus dedi ki...

Okuduktan sonra şöyle bir silkelendim :S Ayrıca eklemek istedigim birsey daha var sizin yüzünüzden mi demeliyim yoksa sayenizde mi bilmiyorum (illa bir fayda veya zarar aramamak gerekir aslında) sizi okumaya başladıktan sonra ne zaman bir muayaneden geçsem mesleğimi zorlukları çalışma ortamını detaylı detaylı anlatıyorum :) belki sizsinizdir iişinize yarar diye :)

Mustafa dedi ki...

Pişmişini yemeyi düşünemiyorum onalr canlısını yemiş. İlginç :)

Çağdaş dedi ki...

Ben de Kore'de benzer bir deneyim yaşamıştım. Gerçi bizim ahtapotları masanın ortasındaki kaynayan suda 1-2 dakika haşlayıp öyle vermişlerdi, kıpırdayan bir şey hatırlamıyorum.

Deniz anası makarnası çok ilginç gelmişti bana

Nenoni dedi ki...

Pişmişi yedim,çok ta beğenmiştim ama...
Calı canlı?
Aman tanrım...

Adsız dedi ki...

Ben de yiyememiştim, şimdi okuyunca bile içim kalktı.... Offf...
egeden

Banu dedi ki...

ben canli ahtopottan cok kizarmis hamam bocegini denemesine takildim. Buyuk konusmak istemiyorum ama asla denemeyecegim bir sey. Lafi bile igrenmeme sebep oldu.Bu nail bir midedir,bu nasil meraktir anlamiyorum.

Bir şizofreni günlüğü dedi ki...

Doktor bey güzel bir blogunuz varmış her ülkenin damak tadı ayrı oluyor zaten..

erdemcapar dedi ki...

bildiğim kadarıyla kesilip yenileni aslında ölü olan ahtapot. zira, üstüne biraz soya sosu dökülünce henüz ölmemiş olan sinirlerin kasılmasından dolayı hareket ediyor. mürekkepbalığı için bir örneği:

http://www.youtube.com/watch?v=dxQmOR_QLfQ

kubağalarda da oluyor aynısı:

http://www.youtube.com/watch?v=2YZJt_Bw3eo&feature=related

LaMa dedi ki...

yuh demek istiyorum! canilik...

Adsız dedi ki...

çok iğrenç yaratıklar yaaa ama çoğu filmlerde güzel oluyor bu yaratık :)

melisa dedi ki...

ığğğğğğğğ bi ara çiğ ahtapot yiyen birilerinin videosu vardı çok kötüydü valla dünyayı verseler yemem ben o halde

yolcu dedi ki...

Korkunç görünüyor. Ahtapot değil tabi ki.

OGAN dedi ki...

Blog mükemmel gerçekten yeni keşfetmiş olmama rağmen bütün yazıları okudum nerdeyse :)

Adsız dedi ki...

Bu resmen canilik insanlıktan nasibini alamamışlardan beklenir ancak.Hangi kültür hangi ırk veya din bunu kabullenebilir?Ben hayatımda bu kadar iğrenç bişiy daha görmedim bunlar insan deyil