Cuma, Haziran 15, 2007

imarzede



Bugün emekli bir mühendis kalp ilaçlarını yazdırmaya geldi. Sorgulama sırasında sigara içtiğini öğrenince sigaranın hipertansiyon şeker hastalığı gibi sahip olduğu diğer hastalıklarla birlikte özellikle küçük damarlarında yaratacağı hasarı anlattım ve bırakma kararını kendisinin vermesi gerektiğini söyledim.
'Ben de epeydir niyetliyim , stresimiz de azaldı, artık bırakabilirim’ dedi.
'Ne stresiniz vardı?' diye sorum.
İmarzedeymişler, batan paralarının 3 Temmuz’da ödenme kararı çıkmış. 4 yıl önce emekli olunca evlerini satmışlar ikramiyeyle birleştirip İmar Bankasından devlet tahvili almışlar.
Neden İmar bankasını tercih etiklerini sordum.
Paraları daha önce İşbankası'ndaymış. Oradaki kalabalık ve sıra yüzüden kavga edip bir ahbaplarının müdürlüğünü yaptığı İmar Bankasına götürmüşler.
‘E tabi özel banka insanı güzel pohpohluyor, dekorasyonu da şık insanın hoşuna gidiyor’ dedi.
Banka müdürü off shore hesap açmayı önerdiği halde kabul etmemiş, nitelim off shore hesaplardaki paralar temelli batmış. 'Görünürde bir risk yoktu paramızı devlet tahviline yatırdık, 50 milyara kadar da devlet garantisi olduğundan hesabı aile fertlerinin üzerine 50 milyarlık parçalar halinde açtırdık' dedi.
Buna rağmen parayı yatırdıktan 3 ay sonra bankaya devlet el koyunca tahvillerin karşılıksız olduğu bankanın tahvil satmaya yetkili olmadığı ortaya çıkmış. O zamandan beri alınteriyle yaptığı tüm birikimi kurtarmak için mücadele ediyormuş. Dava açmışlar, lehlerinde sonuçlanmış, ama şimdi dava açmayanların paraları da ödenecekmiş.

Cem Uzan hakkında ne düşündüğünü sordum.
'Ne yalan söyleyeyim paramızı İmar’a yatırdığımız dönemde oyumu da O’na verdim.' dedi.
'O zaman hiç şüphelenmemiş miydiniz?' diye sordum.
‘Banka müdürü bizi öyle iyi doldurdu ki, adam barajlar yapıyor, vatan için çalışıyor, meyve veren ağaç taşlanır’ dedi, biz de inandık’ dedi.

Sigarayı bırakmak için önce içtiği pahalı markadan ucuz yerli markalara geçmesinin işini kolaylaştıracağını söyleyerek ilaçlarını yazdım.

3 yorum:

Aslı dedi ki...

Bazen düşünüyorum da millet olarak aslında o kadar saf ve iyiniyetliyiz ki, bu sınırı aşıp bazen salaklık derecesine varıyor.

İlk fotoğrafla son fotoğrafın bağlantısı da takdire şayan Bora bey, ne günlere gidiyoruz...

Cansu dedi ki...

Benim babam 4 senedir,İmar Bankasına yatırdığı hazine bonosunu almaya çalışıyordu.Devlet İmar Bankasında Hazine Bonosu satışı izni vermemiş.Peki,yıllardır Tv'de reklamı yapılmadı mı bu bankanın'hazine bonosuna yüksek faiz'diye...O zaman nerdeydiler,o zaman neden uyarmadılar bankayı.Zavalı insanımız üç kuruş daha fazla alabilmek için oraya bu durumu bilmeden yatırdı parasını...
Şimdiyse hazine bonoları 3 temmuzda ödenmeye başlıyor fakat faizlerin tam anlamıyla ödenip ödenmemesi belli değil...Şu dört sene boyunca parasını kaybedip intihar edenler olmadı mı?Onları ne geri getirecek!...Yazıklar olsun,kopan baş gene her zamanki gibi milletimizin oldu.

Deniz GÜZELAKAR dedi ki...

Hastalardan öğrendiklerim..

Hastalar güzel konuşuyor, onları aktaran dil ise muhteşem.

En canlı öğrenmeyi gerçekleştiriyorsunuz. Bir yandan görüyor, bir yandan dinliyor, bir yandan yorumluyorsunuz.

Cem Uzan mı? Bizim kapıcımız oyunu ona verecekmiş.

Neden dedim?

Herşeyini aldılar dedi. Gariban.

Böyle de yufka yürekliyiz işte.