Pazar, Eylül 09, 2007

işçi partisi



Haftasonu katıldığım bir düğün yemeğinde İşçi Partililerin yıllardır artmayan bu kadar düşük oy oranlarına rağmen nasıl umutsuzluğa kapılmamayı başardıklarını öğrendim.

Aynı masada oturduğumuz bir İşçi Partisi yöneticisine 30-40 yıllık zorlu bir mücadele, dergi televizyon gibi medya imkanlarına, son zamanlardaki ses getiren Lozan ve Berlin eylemlerine rağmen partinin oyunun bir türlü % 1’e çıkamamasını nasıl değerlendirdiğini sordum.

“İşçi partisinin programı kurtuluşun reçetesidir. Halk henüz tam bilinçlenmedi, aslında gönlü bizde ama oyum yanmasın diye gidip başka partilere oy atıyor” dedi.


“Yıllardır süre giden bu başarısızlığın sebeplerini araştırmak, parti liderini sorgulamak gerekmez mi?”
diye sordum.
Gözlerini kısarak,
“Sandık her zaman yanıltıcıdır” dedi, ve ekledi “Partinin kurtuluş için reçetesi doğrudur, ve eninde sonunda Türkiye’nin kurtuluşu için uygulanacaktır”.
“Ama oylar yıllardır bir gıdım dahi artmıyor, nasıl iktidar olacaksınız?” diye üsteledim.

“Her şey sandıkla olmaz, İşçi Partisi tabanda çok etkili çalışıyor. Tam bağımsız Türkiye için, Kemalist devrimi orduyu da arkasına alarak eninde sonunda gerçekleştirecek. Kitleler hükumeti protesto etmek için meclisin önüne yığıldığında, Başbakan istifa etmek zorunda kalacak. Cumhuriyet mitingleri ile yolun yarısı alınmıştı ama eylemi CHP, DSP sahiplendi, ayrıca strateji hatası yapıldı, hedef laiklik değil tam bağımsızlık olmalıydı”
dedi.
“Peki sizin projeksiyonunuz nedir? Sizce kaç yılda olur bu halkın Meclis’in önünde toplanması işi?” diye sordum
“Bilemem, bu bugünden yarına olacak iş değildir, toplumun hazır olması gerekir. Atatürk de bir günde değil, 150 yıllık bir sürecin sonunda çıktı. Tanzimatla başlayan demokrasi hareketi 150 yılda Cumhuriyet’i kurabildi” dedi.

Fotoğraflar 2007 yılına ait Aydınlık Dergisi kapakları.

6 yorum:

mavigün dedi ki...

Hey koca dünya! İşçi Partisi yıllar önce Sosyalist Devrim için çalışmıyormuydu? Bu yüzden ordu ihtilallerinin ilk hedefi olmadılarmı? Şimdi nasıl oldu da "orduyu da arkalarına alarak Kemalist Devrim" yapacaklar? Nerden baksan tutarsız.

egeden dedi ki...

Azim, azim!!
Azmin elinden hiçbişey kurtulmaz.
Dava dediğin de budur zaten.
Bn tebrik ediyorum arkadaşı:))
egeden

Deniz dedi ki...

Ne deniyordu buna psikolojide? Inkar mekanizmasi mi? Bir tur hayal aleminde yasiyorlar ya da belki? Banu Alkan
in kendini 90-60-90 sanmasi, Sertab'in grammy alacagina inanmasi gibi bisi bence isci partili olmak.

Allah islah etsin, ne diyeyim.

Benim aklima isci partisi deyince anemin ben universite ucuncu siniftayken beni 'modern turk solu' dersim icin calisirken anlattiklari geliyor. Sakin sakin yon dergisi falan filan diye basladi, fikir kluplerinden bahsetti,bunu okurduk, bunu yapardik diye anlatti, sonra kizil aydinlikcilar, mavi aydinlikcilar, bu bunun kiz arkadasina sarkti, bu buna gosist bu buna fasist dedi, bir daha bolunduler, sonra biz bu grubun bu klanini olusturduk diye bir televole hikayesine dondu is.

mulga dedi ki...

Efendim zaten Türkiye'de partilerin politikaları kesinlikle yanlış olmaz! Sadece halk bilinçsizce oy veriyor! Halk yanlış düşünüyor, halk suçlu oluyor! Biz de her parti haklıdır!

yalçın kalsın dedi ki...

youtube giriyorum doğu perinçek yazıyorum aa o da ne perinçek apoya gül veriyor bir karede, öbür karede pkk lı teroristlere selam çakıyor sonra seçimlerde bakıyorum işçi partisi beşiktaş ilçe örgüt binasından mustafa kemal posteri sarkıyor...daha ne diyeyimki...

Adsız dedi ki...

“İşçi partisinin programı kurtuluşun reçetesidir. Halk henüz tam bilinçlenmedi, aslında gönlü bizde ama oyum yanmasın diye gidip başka partilere oy atıyor”

evet evet bu halkı uyandırmak lazım değilmi yaaa salağız biz halk salak değilmi. tam masonik bir cümle.