Salı, Haziran 08, 2010

yorgunluk





Bugün müşteriden aldığı parayı alıp almadığını, üstünü verip vermediğini hatırlayamama yakınmasıyla bir bakkal başvurdu.
"Parayı aldım mı, ben size kaç para verdim diye sormaktan utanıyorum artık" dedi
"Kaç saat çalışıyorsunuz?" diye sordum
"Doktor Bey sabah 6:30 gibi dükkanı açıyorum, ekmek gazete geliyor, gece de 12- 1 iş kesilince kapatıyorum. Çalışmaya başlayalı 20 yıla yaklaşıyor, haftada 7 gün bu düzende çalışıyorum. Bazen hanım yerime bakıyor, eve gidip 1-2 saat uyuduğum oluyor, onun dışında ne bayram, ne yılbaşı..." dedi



"Yanınıza bir yardımcı alsanız, ya da Pazar'ları kapatsanız?" dedim
"Kimseye güvenemezsin ki, dükkanda bin çeşit mal var. Satar parayı cebine atar. Pazar günleri de açıyorum çünkü rekabet çok. Müşteri kapalı gördü mü karşıdaki dükkana gider oraya alışır" dedi



Kendisine böyle günde 18 saat ve hiç dinlenmeden çalışmaya hiçbir bünyenin dayanmayacağını, parayı kaçırmayayım derken sağlığından olacağını, en azından Pazar günü çalışmayıp vaktini ailesi ve çocuklarıyla geçirmesini önerdim, ve depresyonu da belirgin olduğundan Fluvoksamin tb 1x1 PO verdim.

10 yorum:

egeden dedi ki...

Bu tür işleri olanlar, maalesef asla kapatamıyorlar, başkasına emanet edemiyorlar, ne bayram ne tatil, asıl o zaman kazanıyoruz diye devam ediyorlar, ama sonuç maalesef böyle işte.. Allah yardımcıları olsun, ama bana göre değil, az da kazansam, tatilimi isterim ben...

Elif Ayvaz dedi ki...

Bu her yerde var. Yazık insanların haline! Çalışayım, para kazanayım derken kendimizi unutuyoruz.

gp maksimov dedi ki...

yasasin, vahsi kapitalist olduumuz artik tescillidir!

Antipatik Yazar dedi ki...

Çalışıp para kazanmak için sağlığımızdan, sonrasında da sağlımızı kazanmak için…
Ekmek parası için!

drol dedi ki...

Bizim insanlarımızın kendisine saygısı kalmamış, bu saygısızlık arttıkça, diğerlerini de etkliyor.

Vakti zamanında Alman konsolosluğuna vize almak için gidecektim, açılış saati 9 olduğu için ben "yoğunluk azalsın diye 10'da gittim. Sabah erken saatte gelenler yüzünden sıra dolmuş, öğleden sonra için isim alıp kapatmışlardı kuyruğu.

Ertesi gün 8'de ordaydım, vehameti o zaman anladım, sıra konsolosluğun önünden çok aşağılara inmişti.

Sonradan öğrendim ki sabaha karşı 2-3 gibi gelip dikiliyorlarmış buraya karda kışta.

Mecburen bende bir sonraki gün taksimde kalıp, arabamda uyuyarak gece 1'de başlayan sıraya girdim.

Hesap bu hesap, "başkası pazar günü açar, ayağı alışır" dedirten zihniyetin kendine ettiği yetmiyor gibi, böyle olmak istemeyenleri de zor durumda bırakıyorlar.

Kalau dedi ki...

milyonların işsiz olduğu ülkede işi olanlarda bu durumda ne yazık ki.Üzülecek o kadar çok şey var ki şu ülkede insan hangi birine üzüleceğine şaşırıyor. Allah çalışanına da işsizine de yardım etsin...

Adsız dedi ki...

çok üzüldüm adama Allah yardımcısı olsun ..

Adsız dedi ki...

sevgili doktor yazılarınız yorumlarınız gerçekten çok güzel sizi beğenerek okuyorum umarım hep burada olursunuz.sakin ve dingin ruh halinizle bizede ilham oluyorsunuz

Adsız dedi ki...

elindekine razı olamamak, sürekli yukarı bakmak, maalesef günümüz insanının hastalığı,çok yazık...20 küsur senedir hep aynı şekilde yaşadığını söylemiş...20 yıl eşittir birbirine benzerliğinden dolayı yaşadığı aslında tek bir gün! ne acı...

Bergamalı dedi ki...

Gerçekten çok doğru yazık insanların haline