Çarşamba, Aralık 20, 2017

Dolmuşçuluk



Bugün öksürük yakınması ile gelen bir gence sigarayı bırakmasını söyledim.
Gülerek, "Abi ben dolmuş şöförlüğü yapıyorum. Sigara-yemek arabadan olduğundan bırakmak zor" dedi
"Sigara içmezsen parasını alamıyor musunuz yani" dedim
"Yok; adam biliyor zaten içip içmediğini" dedi
"Parayı zaten gözden çıkarmış, neden içmeyene de vermiyor" diye sordum
"Abi o para, içecekse benden içsin, arabadan para çalmasın diye konmuş." dedi
"Para nasıl çalınıyor? Yevmiye ile mi çalışıyorsunuz?" diye sordum
"Hayır hasılatın % 10'unu alıyoruz. 12 saatte yaklaşık 1000 lira hasılat oluyor. Ayakta binen yolcunun parasını cebe atanlar oluyor ama ben asla arabanın haram bir kuruşunu yemem" dedi.




İşinden memnun olup olmadığını sordum.
"Çok stresli be abi..." dedi
"Neden?" diye sordum
"GPS kontrol noktaları var, onlara yetişmek için sürat yapmak zorunda kalıyorsun. Yalnız olsan neyse de can taşıyorsun. İnsan haliyle geriliyor" dedi
"Nasıl GPS noktası, o da nedir?" dedim
"Şimdi durakta 15 araba varsa bunlar 10 dk ara ile çıkıyor. Çıkarken değnekçi çıkış biletini kesiyor. Güzergahta belli noktalarda okuyucular var. O noktadan en geç kaçıncı dakikada geçmen gerektiği belli. Her gecikme dakikası için arkandaki arabaya 5 lira ödüyorsun. Bir saniye bile geç geçsen 5 lira. 10 dk gecikirsen 50 lira." dedi



"Neden böyle bir sistem kurulmuş?" diye sordum
"Arkadaki arabayı korumak için. Öndeki fazla bekleme yapıp bütün yolcuyu toplamasın, arkadakine de kalsın diye" dedi
"Kavga çıkmıyor mu bundan" dedim
"Çıkmaz mı çok çıkıyor ama sabah bir gün önceki döküm açıklanıyor; herkes birbirine borcunu ödüyor. Zaten bazen zincirleme takmış oluyorsun. Sen ona, o sana derken tapa olup gidiyor." dedi


14 yorum:

BlahBlah dedi ki...

özledik sizi ve yazılarınızı..

A.Çağlar dedi ki...

yazdığınızı tekrar görmek güzel :)

1teamsah dedi ki...

Takip ettiğim nadir bloglardan. Tebrikler, güzel bir yazı daha.

Muhterem'le Geziye dedi ki...

Hoş geldiniz,
Sabah yazınızı görünce çok sevindim, yazılarını çok severek takip ettiğim nadide bloglardan birisiniz.
Minibüslerin şoför mahallinde ki kronometrelerin ne işe yaradığını bu yazı sayesinde anladım :)

Ayşe'nin Kozası dedi ki...

Yazınızı görünce çok sevindim,

yirmi yıldır dolmuşlara biniyorum, harem- gebze ile pendik- Kadıköy hatlarına. kırmızı ışık da geçerler, inecek var uyarısını binecek yolcu görmezlerse ,kasten duymazlar , kornadan ellerini çekmezler, öyle acele ederler ki yolcu inerken hareket ederler, kol,ayak hatta başını kapıya sıkıştıranı gördüm.

asepam dedi ki...

her yorum yazan arkadaş gibi ;
öncelikle yeniden yazmaya başladığınız için mutlu oldum,
sonralıkla arayı uzatmamanızı, sık sık yazmanızı rica ederim. saygılar.

asya dedi ki...

Yazdığınızı görünce sevindim,günlük yaşamdan detay bilgiler veriyorsunuz buda merak uyandırıyor, bence yazmaya devam etmelisiniz.

İççekimi dedi ki...

Tskler özlemişiz paylaşımlarınızı

Paristanbul dedi ki...

Yazılarınızı ilgiyle beklerken kendinizi unutturuyorsunuz, arada da mutlaka yaşam hikayeleri ediniyorsunuzdur, lütfen taleplere kayıtsız kalmayın, zihnimize daha dık ziyaretçi olun Doktor Bey...

elif dedi ki...

Ben lise sıralarındayken(4sene önce)sizi okurdum. Şimdi tekrar okumak çok güzel geldi sanırım sizde ara vermişsiniz umarım tekrar siz yazar biz lerde okuruz☺☺☺

Unknown dedi ki...

Okulda blog konusu olduğunda örnek olarak sizin bloğunuzu kullandım.Öğrenciler yazılarınızı okuduktan sonra blogger olmaya karar verdiler.yazılarınızı okumaktan büyük zevk alıyor yenilerini dört gözle bekliyorum,teşekkürler.

Unknown dedi ki...

Okulda blog konusu olduğunda örnek olarak sizin bloğunuzu gösterdim.Öğrenciler bloğunuzu okuduktan sonra blogger olmak istediklerini söylediler.Bize öğrettikleriniz icin teşekkür ederim,yazılar yazılarınızı okumak için sabırsızlanıyorum.

müfred dedi ki...

Demek onun için yolcular daha adımını atar atmaz hareket ediyorlar. Kaç kere düşme tehlikesi geçirmişimdir.

müfred dedi ki...

Demek onun için yolcular daha adımını atmadan hareket ediyorlar. Kaç kere düşme tehlikesi geçirmişimdir.