Perşembe, Kasım 29, 2007

oks/sbs

Bugün annesiyle beraber gelen 13 yaşında bir hasta öksürük yakınması ile başvurdu. Muayenem sırasında kendisini aşırı kilolu gördüğümden spor yapıp yamadığını sordum. Annesi atılarak: “Basketbol kursuna gidiyordu, ama bu sene dersleri çok ağır olduğundan gidemiyor” dedi.
“Bu yaşta dersleri neden ağır?” diye sordum.
“SBS’ye girecek, dersaneye gidiyor, etüde gidiyor, ayrıca özel dersleri var” dedi.

“SBS de nedir?” dedim.
Seviye belirleme sınavıymış, artık her sınıfta her yıl yapılacakmış.
“E okulda gördükleri dersler bu seviye sınavında yeterli olmuyor mu?” diye sordum. İkisi birden “Olmuyor” diye itiraz ettiler.
Milli Eğitim Bakanlığının açıklamasına göre sorular normal derslere giren öğrencilerin başarabilecekleri düzeyde olacakmış, ama sınav ilk kez yapılacağından bu açıklamaya güvenemiyorlarmış. Zira daha önce İngilizce sınavda yer almayacak dendiği halde sonradan yer alacağı ortaya çıkmış.
”Şimdi İngilizce’den de özel ders aldırıyoruz” dedi anne.
Çocuğa dönüp spor ve oyun için boş bir vakit bulma ümidiyle günlük ve haftalık programını anlatmasını istedim.
“Sabah 7:30'da kalkıyorum, 8:30 da ders başlıyor, 12:30'a kadar sürüyor, sonra eve geliyorum, bir şeyler yiyip 13:30 da etüde gidiyorum, 17:00' ye kadar orada soru çözüyorum. Ayrıca özel derslerim oluyor onların saatini biz belirliyoruz, akşam 20:30'a kadar bir şeyler yiyip ailemle vakit geçriyorum” dedi. Sokağa oynamaya çıkmıyor musun hiç?” diye sordum.
“Yok, zaten ben sevmem sokağa çıkmayı, evde televizyon seyrediyorum, kitap okuyorum daha hoşuma gidiyor” dedi.
Haftasonları ne yaptığını sordum.
Cumartesileri sabahtan akşama dersaneye gidiyormuş.
“Pazar?” diye sordum endişeyle.
"Pazar günüm boş" dedi gülümseyerek, "annemlerle gezmeye gidiyoruz."
Annesi de mahçup bir tavırla: “Pazarını boş bırakmak için uğraştık, yoksa dersanelerin tüm haftasonunu kaplayanları da var” dedi.

13 yaşında bir çocuğun mutlaka enerjisini harcaması gerektiğini, anlaşılan bu sınav stresinin artık her yıl yaşanacağını, bu nedenle spora vakit yaratmalarının uygun olacağını söyledim ve ciğerlerindeki enfeksiyon bulguları için Azitromisin 500 mg 1x1 yazdım.




2 yorum:

cici dedi ki...

merhaba, bloğunuzu bir süredir takip ediyorum linklerime de ekledim. faydalı bilgiler veriyorsunuz bence. ee işiniz çeşitli sektörlerden ve yaştan insanlarla tanışıp konuşmaya müsait. hastasıyla yakından ilgilenen doktorlara ihtiyacı var ülkenin. ayrıca insan sadece kuaförüyle veya bakkalı kasabıyla sohbet etmez sizin gibi doktorlar lazım. Sadece işini yapıp kasım kasım kasılanlardan bıktık. Sbs olayına gelince.. çocuklarımız yarış atı gibi. çocukluklarını yaşayamıyorlar. benim oğlum henüz 4,5 yaşında ve şimdiden endişe doluyum onun için. Eğitim sistemi berbat. hersene müfredat ve uygulamalar değişiyor. her sene yeni bişeyler çıkarıyorlar ortaya. ne dersaneler ne de okuldaki öğretmenler bile bu yeni sistemlere adapte olamazken küçücük çocuklardan bunu beklemek yanlış olur. Bir yıl vekil öğetmenlik yapma fırsatım olmuştu 2002 de asıl mesleğim (ziraat yüksek mühendisiyim aslında) olmadığı halde eğitim sisteinin çarpık gidişini üzülerek izledim yakından. çocuklar okulda sadece vakit geçirmeler için tutuluyor. Çoğunluğu zaten eğitim fakültesi kökenli olmayan insanların verdiği yetersiz eğitim ve öğretimle (hele ders dışı eğitim öğretim sıfır) bu çocuklar hiç bir yere gelemez. milli eğitimden sene sonunda 2 verip geçirin yazısı geldi. şok geçirdim. çocuklar hiçbirşey öğrenmemekte diretiyorlar çünkü zaten kalma yok. bunu ilkokul 3. 4. sınıfa giden çocuk biliyor ve yüzünüze söylüyor. bırakamazsın beni herkes geçiyor diyor. disiplin sıfır devlet okullarında durum içler acısı. ben doğal olarak birde izmirin varoşlarında bir okulda öğretmenlik yaptım. öğrencilere okul yönetimi bile ses çıkaramıyor. orada teksas kuralları geçerli. çocuklar yönetiyor okulu. yerine göre öğretmenleri tehdide varan olaylar oluyor. bayan öğretmenleri eşleri veya aileden birileri okula bırakıp alıyor arabayla. aslında bu konu anlat anlat bitmez ama durum vahim anlayacağınız. birde herşeye rağmen aradan sıyrılıp bu bozuk düzen içinden sıyrılmaya çalışan üç beş öğrenci var. Allah onlara anababalarına yardım etsin. Milli eğitimin çocuklarımızın hayatları üzerinde bu denli düşüncesizce ( aslında bence bilinçli ve dış güdümlü bir hareket tarzıdır bu) davranışları affedilemez. yazık çok yazık... ya çocuğunu dersaneye gönderemeyenler ne yapsın. bu durumda ailelere çok fazla iş düşüyor. Herkes çocuğuyla birebir ilgilenecek. başka çare yok... saygılar. görevinizde başarılar. sibel
www.cafecihan.blogspot.com

ekmekcikiz dedi ki...

Bu SBS sistemi bu sene uygulanmaya başlıyor.
Güya, 8. sınıf sonundaki tek seferde yapılan OKS sınavının sakıncalarını bertaraf etmek için getirilen yeni bir yöntem olarak lanse edildi.
Ancak, herşeyin tadının kaçamsına üç sene boyunca çocukların hayatlarının zindan olmasına neden olacak bir fecaata dönüşecek, gibi duruyor, maalesef.
:(