Çarşamba, Aralık 23, 2009

analog bir yaşam




Bugün emekli bir hastayı kaydetmek için kimliğini istediğimde bana üzerinde daktilo ile kimlik ve sicil numaraları kusursuz şekilde yazılmış bir kart uzattı.
"Hala daktilo kullanıyor musunuz?" diye sordum
"Evet, babadan kalma bir daktilom var. Arada tamir ettiriyorum ama hala çalışıyor. Bilgisayarla olmuyor" dedi


"Ne yazıyorsunuz?" diye sordum
"Kendimce ilginç gördüğüm şeyleri yazıyorum" dedi
"Mesela neler?" diye üsteledim
"Genelde televizyonun teletekstinde gördüğüm ilginç konuları yazıyorum. Tabi önce teleteksti kumandayla durdurup elle yazıyor, sonra temize çekip tarih atıp dosyalıyorum. Geçenlerde eski domateslerle ilgili bir haber vardı, Adana'nın bir dağ köyünde tohumlarını bulmuşlar tekrar üreteceklermiş, onu yazdım." dedi



"Gazeteden yazsanız daha kolay olmaz mı?" dedim
"Ben Hürriyet alıyorum, her haberi orada bulamıyorum. Mesela geçenlerde Başbakan'ın Ankara-İzmir duble yolunun bitişi ile ilgili bir açıklaması gazetede hiç yoktu. Oysa ki teletekstte tam 3 sayfaydı, çok zor oldu durdurup yazmak!" dedi

Fotograflar sırasıyla William S. Burroughs, Tennesse Williams ve Mahatma Gandhi, daktilolarıyla

5 yorum:

Ghanima dedi ki...

çok ilginç..kesip saklayanı gördüğm de daktiloda tekraryazanı ilk defa gördüm..

gregor samsa dedi ki...

hocam ne yazdın bu hastaya?

akineton mu :)

bucera dedi ki...

Ne hoş bit tesadüf 4 gün önce yazar olan dayımı ziyarete gittim çalışma odasına geçince hala daktilo ile yazdığını fark edince resim bile çekindik.....
Daktilo ve tıkırtısı ne hoştur yazmanın ne kadar canlı bir eylem olduğunu haykırır adeta

ramazan dedi ki...

kimilerine ilginç gelse de bana anormal geliyor artık bu işler.daktilo çağı mı kaldı.nesilleri tükeniyor.o kişi ile belki aynı yaşlardayız ama kafalarımız farklı.

Sessiz tatipçi dedi ki...

Ya tamamen tutucu bir insan olsada, matbaayı kabul etmese idi kim ne yapardı yada buraya ne yazardı bilemem ama pek bir hoşgörü tercihlere saygı kalmamış sanal dünyada...

Sayın doktorum, üç güncenizide içime sindire sindire okudum.
Kırkından sonra yeni şeyler deneme zamanı gelmedimi aceba?

Saygılarımla,