Perşembe, Aralık 17, 2009

işitmek




Bugün soğuk algınlığı yakınmalarıyla başvuran emekli bir öğretmene nereden emekli olduğunu sordum. İşitme engelliler okulundan emekli olduğunu söyleyince
"İşaret dilini nasıl öğrendiğiniz?" dedim
"Öğrencilerden öğrendim. Ben normal eğitim fakültesinden mezunum, tayin olunca öğrencilerden yavaş yavaş öğrendim" dedi



"Yeni gelen öğrencilere nasıl öğretiyorsunuz, işitmeyen birisine öğretmek zor olmuyor mu?" diye sordum
"Yeni gelenlere de arkadaşları, eski öğrenciler öğretiyor. Hemen öğreniyorlar" dedi
"Kaç yaşına kadar öğrenci alıyorsunuz?" diye sordum
"Normal ilkokula başlar gibi alınıyor, ama geciken varsa, zekası da iyiyse 10-11 yaşına kadar alınıyor" dedi


"İşitme engellilerin ruh halleri nasıl? Diğer insanlar arasında farklılıklar var mı?" diye sordum
"Benim gözlemim işitme engelliler biraz daha bencil oluyor, paylaşmaya açık değiller, hep ben diyorlar. Belki kendilerini korumak için, bilemiyorum. Kavramaları da bazı istisnalar dışında çoğunlukla yeterli olmuyor." dedi


"Kitap okumuyorlar mı?" diye sordum
" Kitaplar tavsiye ediyoruz, okuyorlar, ama kitabın içindekini genelde tam alamıyorlar" dedi

Soğuk algınlığı için midesiyle ilgili bir yakınması olmadığından Aspirin 300 mg 3x1 yazdım, evden çıkmamasını ve istirahat etmesini önerdim

Fotoğraflar 1-2 Dünya savaşları arasında Hollanda ordusunda karşı tarafı dinlemek için yapılan çalışmalar.

İşaret dili ile ilgili bir başka yazım da burada.

5 yorum:

bucera dedi ki...

Bu sefer daha çok fotoğraflarınızı beğendim elinize sağlık.....Doğru fotoğrafı bulmak yazmak kadarc önemli bence

birfincankahveiçinbirpenny dedi ki...

ben aslında hollada ordusunun o çalışmaları ne derece başarılı olmuş onu merak ettim. zaten aynı savaş yıllarında da nazilerin tarihteki ilk kimyasal silahı kullandığını okumuştum. dev bir pervane yapıp, yönünü düşman ordularına çevirdikten sonra pervanenin üzerine dökülen çuvallarca tarım ilacı rüzgarın ters yönden esmesi ile nazi ordusunu telef etmiş

çoban yıldızı dedi ki...

İşaret dilini babamdan öğrendim.O da yanında çalışan üç sağır-dilsiz ustalardan. Öncelikle mahalledeki sağır-dilsiz bir amca ile muhabbet etmede işime yaradı.Bakkalda karşılaştığımız da ayakta bol bol sohbet ederdik;bu onu çok sevindirirdi.Sonraları bu dili çok samimi iki arkadaşma daha öğretmiştim. Balkondan balkona bağırarak iletişim kurmanın harika bir alternatifi olmuştu bize :))

Magissa dedi ki...

Ruh halleri ile ilgili tespitte bir genelleme olabilir mi diye dusundum ben. Yani isitme kaybindan mi benciller, yoksa ailevi veya sosyal sartlarindan dolayi da olabilir mi bu?

Farkli zamanlarda, iki isitme engelli is arkadasim oldu. Bilhassa bir tanesi, sansar gibi duyan siradan birinden daha iyi is yapardi, algisinda bir sorun olmadigi gibi gayet cin bir kadindi. Belki isitme sorunundan ziyade egitime baslama yasi, egitimin tarzi, ailesi vs acisindan farkediyordur.

mehmet akif dedi ki...

çocukken işitme engellilerle yaptığım basketbol maçları aklıma geldi. kendimi müziksel hissetmiştim ben de.