Perşembe, Nisan 29, 2010

izmir ticareti





Bugün İzmir'e Ambalaj Fuarı için İstanbul'dan gelmiş bir hasta soğuk algınlığı yakınmalarıyla başvurdu.
"Nasıl geçiyor Fuar?" diye sordum


"Sormayın bugün ilk gündü, doğru düzgün gelen olmadı, boş oturuyoruz. Yarın zaten Cuma, herkes sahile kaçacak, çok verimsiz bir fuar oldu. Kimi firmaların çalışanları masaların üzerine broşürlerini koyup, 'Kartınızı bırakıp broşür alabilirsiniz' diye yazı yazıp gittiler. Üç hol planlanmıştı ancak bir holü dolduracak kadar firma katıldı. İstanbul'da aynı fuar düzenleniyor, hem katılımda hem ziyaretçide izdiham oluyor
.

Ben de İzmir'liyim ama bu şehrin üzerine ölü toprağı serpilmiş. Herkeste bir miskinlik, bir atalet. İstabul'dan bir hafta ayrılıyorum, dönüşümde mutlaka birşeyler değişmiş oluyor. Bir yere köprü yapılıyor, bir duvarı boyuyorlar, bir tarafın çiçeğini değiştiriyorlar.



Buraya aylar sonra geliyorum, hiiç bir değişiklik yok!" dedi


Soğuk algınlığı için Parasetamol tablet 3x1 yazdım

Konak Meydanı fotoğrafları Çağlar Tükel'e ait

10 yorum:

izzet dedi ki...

Sadece İzmir için değil,aynı düşünceler Bursa'için de geçerli...Miskinlik,hareketsizlik,tekdüzelik ve işlerdeki kesatlık...İyi olanlara sözümüz yok..Olanları da 1 Mayıs'ta dinleyeceğiz...

borrachoperro dedi ki...

Valla çok da çok güzel söylemiş. İzmirde doğdum, İzmirde büyüdüm. Tam 25 yıl aradan sonra İzmir'i terk edip İstanbula yerleştim. İlk başlarda memleketim de memleketim diye sızlanıp hasret çekerken, her fırsatta İzmire kaçmaya çalışırken daha sonraları her İzmire gelişimde "eee ne yapıcam ki ben şimdi burada" diyip kendimi eve kapatıyordum sıkıntıdan. Yazık. Hiç gelişmiyor memleketim. Daha bir metro yapmayı bile beceremediler doğru düzgün. Yollar çukur, delik deşik. Bi kahverengilik gelmiş şehrin üstüne oturmuş sanki. En son geçen hafta geldiğimde Kıbrıs şehitleri bile bi eskimiş geldi bana. Gitgide moldova gibi oluyor galiba. Komünizm zamanında yapılan her şey olduğu gibi yerinde duruyor hiç bozulmamış ama üzerine bir tek çivi bile çakılmamış. Çok eskimişti şehir ve aynı kahvarengilikteydi. Gece klüplerinde bile hala oooll det şivans çalıyor ne diyim ki... En güzeli hiç oradan ayrılmamaktı herhalde. Çünkü bir gün bu güzelim memleketim için böyle şeyler yazabilme ihtimalim kalmazdı...

Paris dedi ki...

İzmir için bu söylenenler doğru aslında İstanbulla kıyaslanamayacak azlıkta etkinlik ya da organizasyonlar gerçekleştiriliyor maalesef ama yine de ölü toprağı serpilmiş bir şehir olduğunu kabul etmiyorum. İzmirin bambaşka bir büyüsü var, alıştığınız sevdiğiniz ve vazgeçemediğiniz. Ya da belki ben çok özlediğim için böyle düşünüyorum. İzmir'de yaşadığım süre boyunca hiç ama hiç sıkılmadım. Bu biraz da insana bağlı bence.

cenebaz dedi ki...

Ticaret hayatı için söylenenler doğru. Bankada çalışırken cuma öğleden sonradan pazartesi öğleden sonraya kadar kimseyi bulamazdık firmalarda. Patronlar kesin Çeşmededir, çalışanlar ise kaytarmada.

smokerschoice dedi ki...

iş hayatından ziyade daha basite inmek lazım galiba;

genel olarak bi mayışıklık var,
rahatlık bence çok iyi aslında fakat bazen cidden can sıkıcı olabiliyor.

yahu, başka hangi ilimizde yolun ortasına geldikten sonra araba geliyo mu acaba diye bakılır ki? :))

istanbuldaykene, karşıya geçmek için bile saniyenin 800 de biri hızla karar verip saniyenin 100 de biri zamanda karşıya geçmek lazım..

hürriyete yorum yazanlar gibi hissediyo olmama ragmen, bu yönetimle olcak iş değil demeden de kendimi alamiyorum hehehe =D

+ izmirde yollar çok bozuk.. arabalar helak oluyor doktor bey..

Adsız dedi ki...

izmir belediyesi neymis be!!
gonul

Çağlar dedi ki...

Bazı ülkelerin kuzeyi ile güneyi arasında fark olabiliyor. Mesela İtalya, İspanya gibi. Kuzey çalışırken güney rehavet içinde ama daha yavaş daha bir keyif içersinde. İzmir in ilçesi Seferihisar ın yavaş şehir (citta slow) ünvanı aldığını unutmayalım. İzmir de yaşayan İzmir li olarak biraz kanımızda var galiba yavaş ama keyifli yaşam. Eh tabiki işe de yansıyor bu durum.
Çağlar
http://caglar.ca

aamedya dedi ki...

bu dediklerimiz ne izmir ne istanbul ne maraş nede başka bir yer için geçerli bu dediğimiz bakmak ve görmek istediğimiz şeylerle alakalı görüşlerimiz bence insan görmek istediğini görür iyi bişeyler görmek dileklerimle

Adsız dedi ki...

geçen yıl nisanda izmirdeydim.. hatay semtinden yeşilyurta kadar 3 gün sular kesildi. istanbul ölçülerinde bu mesafe kadıköy göztepe arası.. böyle birşeyin istanbulda olduğunu hayal ettim bi müddet. inanılmaz geldi. ama izmirde 3 koca gün susuz kaldık...
izmir belediyesini suçlamıyorum. çalışmaları için bi neden yok. oylar cepte zaten, kazanan belli.

Maslow dedi ki...

izmir'de insan kaynakları danışmanlık şirketim var ve çeşitli pozisyonlara personel arayışı içerisindeyiz. inanın bana sabah randevularına gelecek aday bulmakta gelenleri de çalışmaya ikna etmekte zorlanıyoruz. haliyle atalet ve bıkkınlık bize de çöküyor ki günün en verimli saatlerini blog okuyarak geçiriyorum. :)