Cuma, Nisan 02, 2010

marka aidiyeti





Bugün depresyon tanısı ile bir süredir takip ve tedavi ettiğim, modern giyimli, saçları açık renk boyalı bir hanıma kendisini depresyona sokan, oğlunun madde bağımlılığının nasıl olduğunu sordum.
"Doğu'da bir Üniversiteyi kazandı, şimdi çok iyi. Orada bir emmisi var, oğluma çok yardımcı oldu" dedi


"Emmisi mi var?" dedim
"Oralarda büyüklere öyle deniyormuş. Kaldığı öğrenci yurdunun karşısında kafe işleten birisi. Ben de gittim gördüm. Oğlum namaz kılmaya başladı, inşallah Adıyaman'a da göndereceğiz" dedi
"Menzil'e mi?" diye sordum
"Evet Menzil'e" dedi




"Peki oğlunuz bu işte de aşırıya kaçarsa diye korkmuyor musunuz?" diye sordum
"Yok bunlar öyle insanlar değil. Evlerine gittim kaldım. Her şeyi yiyorlar" dedi
"Nasıl her şeyi yiyorlar?" dedim



"Yani mesela benim İstanbul'da Fatih'te akrabamlar var. Onlar sadece Ülker ve Bizim markalarını yiyorlar. Bunlarda her marka vardı" dedi

26 yorum:

kırmızı japon balığı dedi ki...

ahh şahane:)

Femme Noir dedi ki...

madde bağımlısı ya da psikotik bozukluğu olan hastalarımdan sıklıkla menzil öyküleri duyarım. bakırköy'de yatmış hastaların çoğunu menzil'e bir kez götürmüştür aileleri.
tuhaf tarafı ise şu, menzil'de cannabis mistik amaçlarla olsa da sık kullanılır diye duymuştum, yani hem madde bağımlısı için hem de psikotik hasta için pek de hayırlı bir iş değil. zaten giden hastalar da beter olup geri gelir, sonra da bakırköy'de bir süre yatıp toparlanırlar.

uzmanamator dedi ki...

Marklararın da dini olduğunu hiç düşünmemiştim gerçekten de ilginmiş ...

egeden dedi ki...

Markaların dini değil de, sahiplerinin ideolojileri var, biz de dikkat ediyoruz aslında, yeşil sermayeli marketlere gitmem mesela, Onların ürünlerini almam.. Menzili hiç duymamıştım şaşırdım. Benim duyduğum Maltepe Üniversitesinin bu konuda başarılı olduğu.. Ama böyle çocukların aileleri madde kullanmasındansa, hacı hoca olmasını tercih ediyorlar. Bilmem ki böylesi daha mı doğru..Allah yardımcıları olsun..

Adsız dedi ki...

Kadinin anlatmak istedigi bazi muslumanlarin helalliginden emin olmadiklari supheli yiyecek maddelerini (Processed food) yemedikleri.
Hazir yiyeceklerin iceriklerini okursaniz, gorursunuz. Bazi yiyecekler hayvansal katki maddesi icerir. Bu hayvansal katki maddelerinin hangi hayvandan geldigi belli degildir. Ozellikle de katki maddeleri yurt disindan geliyorsa.
Bu yuzden de Turkiye'de bircok firma yiyeceklerimizde domuz eti katki maddesi yoktur diye yazar.
Eger boyle bir not yoksa veya guvenilmeyen bir firma ise takvali musluman onu yemez.
Cunku dinimiz supheli bir durum oldugunda onu bir tedbir, olarak terk etmemizi soyler.
Bir de hellalligi suphe goturmeyen yiyecek maddesi ureten firmalar vardir ki, bircok muslumanlar onlarin mallarini guvenerek satin alirlar.Mesela, Ulker firmasi gibi.

Amerika da da bircok yiyecek paketlerinde Kosher, helal, vegetarian isaretleri bulunmaktadir.


Gokce

Adsız dedi ki...

ben ülker bisküileri hiç sevmiyorum eti kakooludan başkasını yemem :D

ümitorhan dedi ki...

ahaha! Harika! Şahane! Böyle işte... Hep böyle de olmaya devam edecek. Ne yapılırsa yapılsın, ne yaparsan yap, ne yaparsak yapalım...

rahat yazar dedi ki...

hangi markayı kullanıyorsak ona göre hangi gruba dahil olduğumuz anlaşılıyor demekki:)

Mare dedi ki...

Öggg geldi tüm ideolojilerden.
Sagim solum sobe.
Herkesin bir dünya görüsü olmasi normalde, bu kadar zit kutuplarin bir arada yasadigi gizli irkciligin kol gezdigi bir ikinci ülke daha tanimiyorum. Sagim kemalist solum nurcu önüm tarikatler , biraz yanim laik, az ilerisi fasistler. Boguldum, yok mu bu ülkede tarafsiz bir bölge.

Viya dedi ki...

Ah Mare ah...

Antipatik Yazar dedi ki...

Markalar ve din :)

aysema dedi ki...

Tarikat-ticaret-siyaset üçgeni başka nasıl işletilir ki? Herkese akıl fikir...

egeden dedi ki...

öyle yorumlar var ki, sanırsınız papua da yaşıyo arkadaşlar.Ya hakkaten kaygısız kayıtsızlar ülkelerine ya da çiçek çocukları boşvermişliğinin bohem hayatındalar. Sanki bilmiyorlar bu gerçekleri....Allahallah...

Adsız dedi ki...

sevgili femme noir bakırköy de hangi psikoz vakası yada hangi madde bağımlısı toparlanıp çıkmış...bakırköyde bir üsre sonra hastaların düzeldiğini zannetmeye başlarsın ama hasatlarını taburcu ettikten 2 gün sonra tekrar sokakta görünce sadece 2zannettiğini2 öğrenmiş olursun...

Adsız dedi ki...

Din, bir ideoloji degil bir hayat tarzidir.
Her dinin kurallari,bu kurallarla yasamayi gaye edinmis takipcileri vardir.
Yahudi kosher, Hindu vegetarian, Musluman da helal yemeye calisir.
Mesele bu kadar basit.
Beni, kendine musluman deyip de, Islami kendinden biraz farkli,biraz daha derin yasayanlara Turkiye'deki tahammulsuzluk sasirtiyor.
Biraz hosgoru lutfen.

Gokce

Adsız dedi ki...

Egeden,
diger yorumlari kaniksamissiniz ya ben de sizinkileri ilginc buldum.Bir taraftan Menzille,Maltepe univ. karsilastirmissiniz.Diger taraftan da madde bagimlisi olmakla, haci-hoca olmayi.Ardindan da Allahtan yardim dilemissiniz.Allah yardim edecekse sizce hangisi uygun secenek olur? a.madde bagimliligi
b.haci-hoca olmak
Allah dogru yoldan ayirmasin en iyisi.

Nagehan

Adsız dedi ki...

madde bağımlılığını da....bu kerameti kendinden menkul bilumum dergah bozuntularını da aynı oranda zararlı buluyorum...biri insanın vücudunu diğeri ruhunu talan ediyor....offf....insan olmak ne kadar zor ya.......

esra

egeden dedi ki...

Sevgili Nagehan
din kimsenin tekelinde değil, hem laik hem müslümanım. Sonuna kadar Kemalistim ama yeri gelince namazımı da kılarım dua mıda ederim, Allahla arama kim girebilir? Benim inancım bu. Ha, benim derdim yobazlarla, Türkiye Cumhuriyetini İran a döndürmek isteyenlerle işim olmaz, o sermayeli şirketlerle işim olmaz. Allah benim allahım, kimse karışamaz, ama körü körüne kapılıp gidenlerle benim derdim. Aslında büyük ihtimalle aynı saftayız, ama ben meramımı anlatamadım sanırım.

Haydins dedi ki...

Vay be teyze kullandığı markalara bakarak karakter tahlili yapıyor :)

İlkin dedi ki...

Bayanın oğlu için çok sevindim çok iyi olmuş inş. Allah devamını getirir . Allah yolundan ayırmasın.
(Gökçe hanım kısaca açıklamış helal olup olmadığını bilmediğim şüpheli maddeleri yememek için ) Bende de marka ayrımı vardır. Güvenmediğim markaları tercih etmem.

nothing dedi ki...

Gokce, kadının anlatmak istediği yiyeceklerin/markanın helalliği ile ilgili değil. Gerçi kadın birşey anlatmak istemiş de değil ama ÜLKER'in yeşil sermayenin markası olduğunu da cümlealem biliyor zaten sanırım.
Örnek: Eşimle metrodan alışveriş yapıyoruz, karaçarşaflılar geliyor, ufak çocukları eti bisküviye yöneliyor ve kadın kızıyor ve ekliyor onlar bizden değil ülker alacaksın....

postu okuduktan sonra Allahım aklıma mukayet ol demekten başka birşey diyemiyorum. Bu kadar eğitimsizlikle nasıl kurtulacak bu ülke.

tugce dedi ki...

yeşil sermayeli marketlere gitme4m diyen arkadaşım gidip israile destek veren hertürlü markayı alıyor musunuz peki ? adamlar bizim bir tek ekmeğmizi alıyorlarmış onu da şuan marketlerinden içeriye bile sokmuyorlar Biz milletçe özentiyiz orası kesin müslüman milletimizin malını sırf avrupalıya özencimizden bile almalıyız ( nedense kendimize modern sayarızböyle olunca ) adamlar bizi kıskıvrak yakalamış. Bütün fabrikaları ülkemize kurarak etrafımızı sarmışlar ! Tarikat cemaat şucu bucu işlerine bende karşıyım ama özellikle şu günlerde mutlaka alışverişlerimde marka seçimime dikkat ediyorum . Ve sizi de buna davet ediyorumm ..

Adsız dedi ki...

benim anlamadigim, kimin nerden alisveris edeceginin, ne alacaginin, ne yiyeceginin bazilarimizi neden bu kadar ilgilendirdigi.
ederini odedikten sonra isteyen istedigi markayi alir, kime ne ki bundan? ister begenir alir, ister guvenir alir, ister param suna gitsin der alir. kime ne gercekten? anlamiyorum bir turlu.

Adsız dedi ki...

17 yaşımda üniversiteyi kazandım..18 yaşında kazandığım şehirdeki mafya vari insanlarla iletişim içine girdim 1998 yılında çevrem genişledi 2000 yılına kadar her türlü kimyasal ve kimyasal olmayan şeyleri kullandım artık yaşamanın pek bir anlamı kalmamıştı.insanlardan nefret ederken birgün menzille tanıştım.. gördümki birzamanlar mafya işlerine koşturan babalar..köprü altında kimyasal çekenler..vee bunların yanında gerçekten menzilden öncede islami yaşamaya gayret edenler kurtuluşu menzilde bulmuştur.Elhamdulillah elimden tuttu çekti çıkardı..size diyeceğim şudur.eğer davanız islam ise ve davanızda sadık iseniz karşınızdakinin mafya yada bağımlı oldugu önemli değildir..ona tesir edebiliyorsunuz..işte menzilde olan budur...şucu bucu diye dışlanan terkedilen belli kalıbın dışındakilere yardım etmek gereksiz diye düşünen çevrelerin aksine menzil her kesime kucak açmış ve islamı işaret etmiştir..denemenizi tavsiye ediyorum..unutmayınki hiçbir günah ALLAHın merhametinden büyük değildir ve tövbe herşeyi temizler

Adsız dedi ki...

Yazar cok tesekkurler...

Selamlar Burcu

Adsız dedi ki...

Kadın burada menzildekilerin, radikal islamcı tarzında bakış açılarının olmadığını yani dinlerini; hiçbir siyasi amaç gütmeden, karşısına çıkan her canlı veya cansız varlığa önyargı yapmadan yaklaştıklarını, bir nevi tasavvufi boyutuyla yaşadıklarını anlatmak istemiş sadece bu.