Cuma, Temmuz 04, 2008

anayurt oteli


Bugün uykusuzluk yakınması ile başvuran bir hastaya kendisini sıkan bir konu olup olmadığını sordum.
“Babam çok canımı sıkıyor” dedi.
Orta Anadolu’da bir ilçenin otelini işleten 80 yaşındaki babası bütün parasını otelinde kalan, pavyonda çalışan kadınlara yediriyormuş.
“Nasıl yediriyor?” diye sordum
Sinirden köpürerek
“Kadınlara evinde mangal partileri yapıyor, her öpücüğe 50 lira veriyor. Çok zengin ama parayı bize koklatmıyor, kadınlara saçıyor. Otelin önüne sandalye atıp kadınları seyrediyor. Evlendirelim dedik, ‘Benim erkekliğim kalmadı, evlenmem’ diyor. Ne yapacağımızı bilemiyoruz kardeşlerimle” dedi.

Babasının ruhsal bir sorunu yoksa istediğini yapmaya hakkı olduğunu, para kendisine ait olduğu için istediği gibi harcayabileceğini söyledim, ve uykusuzluğu için “Doxilamin tablet 1x1 gece” yazdım.

11 yorum:

Düygü dedi ki...

Ohhh ne kadar harika demişsiniz :))

"Başkasının parası" -anne babası dahi olsa- üzerinden hesaplar yapmak ve o paraları "kendisi" harcayamıyor diye uykuları kaçmak... Bu davranış kadar beni rahatsız eden az şey var dünyada. Buralarda (ABD) "playing the victim" yani "kurban rolüne bürünmek" dedikleri durum. İnsanın tüm yapması gereken "tüm barasını kadınarla yiyor" gibi, konu komşunun "vah vah" diye onaylayacağı bir slogan bulup, kendini haksızlığa uğratılmış olarak göstermek, ve bir başkasının hayatını yaşayış tarzı sayesinde büründüğü bu kurban rolü ile kendi başarısızlıklarını örtbas etmek...

İnsanoğlunun akıl sağlığını korumak için başvurduğu savunma mekanizmaları bana inanılmaz geliyor.

Her neyse, o 80'lik dedeye de helal olsun :) (Tabi hastanızın sokaklarda yaşamadığını, karnını doyuracak yemeği olduğunu varsayıyorum).

ANAHTAR dedi ki...

Çok dikkatli okumamıştım yazıyı. bitirdikten sonra amcanın yaşı kaçtı diye baktım. çüşş dedim içimden. erkekliği kalmamış da neden böyle şeyler yapıyormuş acaba anlamadım.

Amca tam teneşir paklar cinsinden.

yüxexeratonin dedi ki...

:)amcaya çok güldüm .. benim de vardı zamnında uyku problemim, annem bi dolu ot demleyip içiriyordu bana..sonra atarax falan..ama benim problemim babamla değil kendimleydi :)

awaRa dedi ki...

bir kaç saat uykuyla yaşadığım günleri. aylar boyu... annem bir akşam anason kaynatmış. büyük bir bardak verdi "al iç, bak gör nasıl uyuyacaksın" İçtim.

(: Gece 4'te annem geldi. Ben hala ayaktayım. Bağırıp çağırdı, gitti...

Adsız dedi ki...

İnsanın kendi kazandığı parayı istediği gibi harcamaya hakkı vardır.(Kendi kazandıysa..)
Aynı zamanda anne baba olmak evladına karşı sorumluluk almaktır.Onun geleceği için iyi kötü yatırım yapmak gerekir.
Evlat kendi yaşamını sürdürecek yaşta ise çalışıp o da istediği gibi harcayabilir parasını.
Aslında bence daha iyisi evlat da gitsin babası ile birlikte yesin paraları.. Adam belki de yaşamında eksik kalan bişileri tamamlıyor evlat o eksikliği zamanında tamamlar böylece..
Ayrıca;
Ben bir anneyim ve bilerek çocuklarımın geleceğini tehlikeye sokacak davranışta bulunmam.
Çocukluğumda duyduğum bir sözü anımsattı bana bu durum.
Anne varken babanın bir gözü görürmüş, anne yoksa iki gözü de görmezmiş çocuklarını. Eskilerde kalan bu deyişin yeni nesil için geçerli olmadığını gözlemlemek beni ayrıca mutlu ediyor. Artık babalar da çocukları ile oldukça ilgili .

Düygü dedi ki...

Anne babanın "çocuğuna" bakma sorumluluğu "çocuk" "koca adam" olduktan sonra da devam mı etmelidir? Anne babanın emeklilik yıllarında artık şöyle rahat bir nefes alıp huzurlu günler geçirmeleri onlara çok görülmeli midir? (Tamam bu dedemizin huzur anlayışı biraz farklı ama olsun, biz kimiz ki yargılıyoruz hayatının son yıllarını nasıl geçirdiğini, isteyen tatil beldesinde ev alır, isteyen karıyla kızla yer, -çocuğu aç sokakta değilse diye yine de ekliyorum-).

Ben hem kendi ailemde hem başkalarında "koca adam" olmuş çocukların yaşlı anne babalarına çektirdikleri eziyetleri ve para pul hesaplarını yakından gözlemlediğim, anne bana bu dünyadan göçünce çıkan miras kavgalarını çok iyi bildiğim için, belli bir yaşa gelmiş insanların kendi ayakları üzerinde hala duramayışlarını, dursalar da daha çok para diye hırslanışlarını anlayamıyorum. Evet çocuk sahibi olmaya karar vermek büyük bir sorumluluk, ama bu da "çocuklara" anne babayı sömürme hakkını vermiyor. Madem ki nefes alıyoruz, insan gibi yaşamak, adam olmak da bizim (çocuklar olarak) sorumluluğumuz.

Yani -aslında pek taraf tutmayı sevmem ama- ben hala dedemizden yanayım. "Saç saç paraları Leyla'ya bi daha mı gelicez dünyaya" diyerek, yorumumu noktalıyorum :)

Düygü dedi ki...

Ah bir de eklemeyi unutmuşum. Aslında bence "herkes kendi hayatından sorumludur".

Üzerinde uzun uzun tartışılabilir, keşke deneylerden vaktim olsaydı :)

Kültür Mantarı dedi ki...

düygü ya katılıyorum.

bir öpücüğe 50 ytl vermek gibi bir senaryo çıksa çıksa mahalle kahvesindeki dedikodudan çıkar. kim görmüş, ordamıymış öperken?

evrim (akira) dedi ki...

her öpücüğe 50 lira:))))çok şirin geldi bana :)

nesi dedi ki...

Süper yaa, gerçekten. sabah sabah iyi güldürdünüz beni :) Uzun süredir sizi takip ediyorum. ama bugün yorum yazmak bugüne kısmet oldu. Çok doğruyu söylemişsiniz. Para tutkusu yokmu şu bizim millette... Adamın kendi parası tabiki kendisi kullanacak. Ama evlatlar nedense her zaman hak iddia ederler.

Adsız dedi ki...

öpücügü satin almak, öpülmek icin para ödemek mutlu ediyorsa dedeyi, kimse bisey diyemez. para onun. mutlu olmak icin cok daha salakca seyler yapmiyor muyuz...