Çarşamba, Haziran 14, 2006


Bugün astım hastası hurdacı bir gencin ilaçlarını yazdım. İsteyen herkes hurdacılık yapabilirmiş. Kimsenin belli bir mahallesi yokmuş. Yalnız aynı çöp tenekesini başkası aynı anda karıştırınca sinirleniyorlarmış. Plastik ve demirin kilosu 24 kuruş, teneke içecek kutusunun 170 kuruş, bakırın 7 liraymış. Günde 50 kilo kadar topluyor, aylık geliri 300-500 ü buluyormuş. Çuval arabayı hurdaları sattığı hurdalıktan vermişler, ama o da tekerlek alıp takmış.
'Değerli bir şey hiç denk geldi mi?'diye sordum. Güldü; önce söylemek istemedi, sonra gümüş kolyeler ve yüzükler bulduğunu söyledi.

4 yorum:

Arman dedi ki...

direk profile yazma şansım olsaydıda yazsaydım siz hergün birşeyler öğrenip paylaşırken bende sizlerden bir çok şeyi öğrendim hemde bir günde :) itins ile takip ediyorum

ayrıca hurdacılık aslında getirisi olabilen bir meslek lakin hakikatten zor bir çalışma şartı var daima aktif olmanız lazım ve başka hurdacılardan önce davranmanız lazım arkadaşıda tebrik ederim

djevza dedi ki...

merhabalar çok uzun zamandır blogunuzu ve gezilerinizi takip ediyorum ama ilk kez yorum yazıyorum.çok ilginç kesitler düşüyor gündeminize.yalnız merak ediyorum:haklarında yazacağınız kişilerden izin alıyor musunuz?bu konuda bir itiraz veya sorun yaşadınız mı?sizinki gibi bir blog yapmasını burda bir doktora teklif ettik,hasta sırlarını açıklamak olur diyerek kabul etmedi.ayrıca ben ege mezunuyum İzmir i de çok özledim.tekrar görüşmek üzere.hoşçakalın.

ssbb dedi ki...

Güzel sözleriniz için teşekkür ederim.
Hasta mahremiyeti günlük pratiğimde de, yazılarımı yazarken de özen gösterdiğim bir konu. Ben Hipokrat yemini ettim ve yeminime aykırı davranmamak daima ilk önceliğimdir.

Alp Saldamli dedi ki...

Blogunuzu anafikir.com'da duydum. Yoğun bir iş günüm olmasına rağmen, baştan aşağı yutarcasına okudum. Şimdi sık sık da ziyaretinize geliyorum. Sanırım yazma sıklığınızda artış var. Bu da beni sevindiriyor. Tıklarken düşünüyorum. Acaba yeni yazı var mıdır diye. Yeni yazı olmazsa biraz mahsunlaşıyor insan. Tabii siz de haklısınız. Her gün de aynı kalitede malzeme çıkmaz ki yazacak. Yine de bu aralar hemen her ziyaretimde yeni bir yazınızı okuyorum. Verdiğiniz bilgiler oldukça ilginç. Çoğu, beynimizin arkalarında bir yerinde hep onu kurcalayıp duran bazı soruların cevaplarını veriyor.
İnsanlarınız sahici, anlatımınız sade. Sİzi hep o kişiyle sohbet edip, bu soruları sorarken canlandırıyorum beynimde...
Yazılarınızın sonuna eklediğiniz konuyla aslında çok da alakası olmayan ancak; bağlayıcı ve bütünleyici niteliğe sahip, yazdığınız ilaçlar hakkında bilgi de çok etkileyici. Bence bu adeta bir cins imza olma yolunda ilerliyor.
Blog açacak kişilerin sizinkini örnek alması ve daha nice bu tarz bloglara kavuşmak, onlardan öğrenmek dileğiyle.

Sevgiyle,

Alp Saldamlı