Cuma, Şubat 09, 2007


Bugün tansiyon hastası bir döner ustasından döner yapımını öğrendim. Döner için ya kuzu eti ya da sığırın ön kolu kullanılırmış. Kuzudan yaparken sadece et, sığırdan yaparken ise bir kat et bir kat kıyma koyulurmuş. Kıyma için ön kolun yanı sıra kaburga etleri de kullanılırsa iyi olurmuş. Kıymanın dağılmamasını araya dizilen etlerin şişe düzgün tutturulması sağlarmış. Kuzunun her yeri kullanılabilirmiş, ancak eti güzelce, ince ince açmak ve şişe düzgünce geçirmek gerekirmiş . Sarılacak etler bir gece önceden terbiyeye yatırılırmış ki yumuşak olsun ağızda dağılsın. Terbiye için ya süt/yoğurt, ya da sirke/şarap kullanılırmış. Baharat koyulabilirmiş, ama esas güzel dönerde baharat olmazmış.


Karnesinde tansiyon ilaçlarını uzun süredir kullanmadığını gördüğümden, bu hastalığın iyileşecek bir hastalık olmadığını, ömür boyu ilaç kullanması gerektiğini, genelde kronik hastalıklara yakalananların kapıldığı 'Ben hastalığı görmezden gelirsem o da beni görmez' düşüncesiyle, ya da komşuların 'Vücudu ilaca alıştırma, bir başlarsan bırakamazsın' tavsiyelerinin sonucu ilaçları bırakmanın çok yanlış olduğunu, ilaçlarını kullanmazsa kısa vadede ani tansiyon yükselmesiyle beyin kanaması geçirebileceğini, uzun vadede böbrekten, göze her organında tamiri kabil olmayan hasarlar yaratacağını anlattım, ve Olmetec 20 mg 1x1 yazdım; 10 gün sonra kontrole çağırdım.


5 yorum:

ferhatt ikincitmorinek dedi ki...

yaprak döner yaprak yaprak et koyulan dönerdir.

sanılanın aksine kesince yaprak gibi duran döner "görece" kalitesiz dönerdir.

yaorak döneri kesince böyle ince ince dilimler olur.

yıllar yılı devam eden şu yanlış anlaşılmayı da burada bitireyim dedim.

HMF dedi ki...

ah o donerlerin icinde baska neler var bir bilsek:)

egeden dedi ki...

Etli döneri bilmeme ama tavuk dönerde derisinden gerisine herşeyi koyuyorlar. Sosa yatırmasalar nasıl yenir o dönerler??
Bir de şişte az kalmış dönerden yemeyin, saatlerdir dönene etten ne hayır gelir.
Adamcağız bi de tansiyon hastası, allah şifasını versin.
egeden

Elif dedi ki...

Ayyy.... Canim doner cekti, cok fena! Askolsun size! :o) Doner makinasinda gyro yapiyorlar burada. Doner diye degil de, baska sey diye yerseniz oldukca lezzetli. Ama Kadikoy'de, konservatuvarin onunde bir donerci vardi, belki hala vardir. Birbucuk doner alip yerdik oglenleri. Onunki guzel olurdu. Ya da bana acliktan oyle gelirdi. Bir donerin kirk yil hatiri varmis!

inte dedi ki...

çok iyi bir fikir bu blog..tebrik ederim..
hastayı dinleyen doktorlar olduğunu görmek de ayrıca sevindirdi.şikayetlerini dinlemezken çoğu doktorumuz sen bir de hayat hikayesini dinliyorsun..bunun için ayrıca tebrik ederim..linkini izninle ekliyorum benim bloga..