Çarşamba, Şubat 28, 2007

















Bugün ses kısıklığı yakınması ile başvuran bir genci muayene ettim.
Bir GSM şirketinin çağrı merkezinde çalışıyormuş. Sadece İzmir’deki çağrı merkezinde 500 kişi çalışıyormuş.

‘Laf olsun diye arayan oluyor mu?’ diye sordum.
‘Diğer gruplarda oluyor ama bizde olmuyor’ dedi.

Grupların ne anlama geldiğini sordum. Çok konuşup yüksek fatura ödeyenlere ayrı bir grup hizmet veriyormuş. Bunlar genelde işadamları olduğundan boş konuşacak vakitleri olmuyormuş. ‘Zor bir iş mi?’ diye sordum:
Günde 8 saat çalışıyorlarmış, sürekli konuşmak yorucuymuş, bir de morali iyiyken birisi bağırıp çağırdığı zaman sıfırlanıyormuş.
Hep alttan almak zorundaymışlar, konuşmalar kaydedilip değerlendiriliyor, performanslarına göre aldıkları ücret belirleniyor, hatalarında da uyarılıyorlarmış. Ayrıca her ay yeni tarifeler gibi konulardan yazılı sınava girip başarılı olmaları gerekiyormuş. Tüm çalışanlara bedava hat ve ayda 250 kontör istihkak veriliyormuş.

Farenjiti için Aferin f tb 3x1, ve iki gün istirahat verdim.


Fotoğraflar maliyetleri düşürmek için İngiltere'ye Hindistan'dan hizmet vermeye başlayan çağrı merkezlerine ait.

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Blogunuz gercekten harika. Bizde buradan bircok seyi ögreniyoruz sizin sayenizde. Esimde bu tarz yerlerde calismayi seviyor burada Call Center diye geciyor bu sirketlerin ismi.
Hastalarinizla kolayliklar diliyorum..

www.kelebekk.blogcu.com

ssbb dedi ki...

Ne yazık ki burada da öyle deniyor.
Ben de yazarken düşündüm Türkçesi neydi bunun diye.

egeden dedi ki...

Yani okudukça düşünüyorum da
her mesleğin bir zorluğu var.
Ama mutlu oldum, çünkü bu tür konuşmalar yaparken mümkün olduğunca sakin, kibar ve anlayışlı konuşmaya çalışıyorum. Karşımdaki insanın her gün kaç kişiye laf anlattığını düşünerek yapıyorum bunu. İyi ki de öyle yapıyorum.
Allah kolaylık versin.
egeden