Pazartesi, Nisan 16, 2007

köfte


Bugün Kemeraltı’nda 52 yıl kebapçılık yapmış olan bir hasta ilaçlarını yazdırmaya geldi.
Zamanında çok meşhurmuş, gazetelere çıkmış, göçmen köftesi yaparmış, büyük parçalar halinde olurmuş.
Püf noktasını sordum.
Köfteyi dana kaburgasından ve kuzunun boşluğundan yapmak gerekirmiş. 3 kilo dana kaburgasına 1 kilo kuzu boşluğu 3 soğan koyulur beraberce makinede çekilirmiş.


Daha sonra iki yumurta, karbonat, tuz karabiber, kimyon eklenip elde güzelce yoğrulurmuş.
'Bekletmek gerekir mi?’ diye sordum.
Et dinlenik olursa iyi olurmuş, ama köfteyi bekletmeye gerek yokmuş, hemen pişirilebilirmiş, nefis olurmuş!
‘Sana bir gün yapıp getireyim, hala kasabımdan et alıp 3-5 kilo yoğuruyorum’ dedi.
Aile hekimliği sistemine geçeceğimiz için kurumumuzun feshedileceğini, bu nedenle bir veda partisi vereceğimi, masrafları bizden olmak üzere oraya hazırlarsa sevineceğimizi söyledim.
Sevinerek hazırlayacağını söyleyerek telefonunu bıraktı.

İkinci resimdeki 'Lexington! köftesi' ymiş.


4 yorum:

gamze dedi ki...

hayatımda gördüğüm en acıktırıcı post buydu sanırım:))

cenkunal dedi ki...

Valla aç karna okumamak lazım bu postu.
:-)

remed dedi ki...

Lexington köftesi değil de üstteki tabak gerçekten sucuk reklamı gibi bir etki yarattı, olsa da yesek.

egeden dedi ki...

Tekirdağ'daki Ali ustanın köftelerine benziyor. Yanında sosuyla...
Zaten köftede ilke dana ve kuzu etlerinin karışımıdır.Ama soğanla beraber çekildiğini ilk kez duydum. İlginç..
Bu arada ben hala sarı çeltik arıyorum:((
egeden