Cuma, Mayıs 18, 2007

röntgen şuası

Bugün tansiyon ilacını yazdırmaya gelen emekli bir röntgen teknisyeniyle eski günleri konuştuk:
Röntgen ışınlarıyla çalışanların yakalarına taktıkları sarı dozimetrelerin ne zamandır kullanıldığını sordum. Mesleğe ilk başladığı 1950 lerin sonundan beri varmış, ama o zaman daha kabaymış, şimdi kalem şeklinde olanlarını bile çıkarmışlar.
Esas değişiklik makinalarda olmuş. İlk mesleğe başladığındaki cihazlar diyaframsız olduklarından şuayı sadece çekim yapılacak bölgeye değil tüm mekana yayarlarmış.
O zamanlar ayda 700-800 megawatt radyasyon alırlarmış. Diaframlı cihazlarla bu miktar 40-50 megawatta düşmüş.
Dozimetreler tüm Türkiye'den İstanbul Küçükçekmece'ye gönderilip orada değerlendirilirmiş. Dozimetrenin içinde sadece röntgen filmi varmış, çeşitli açılardan gelen ışınların filmde bıraktığı izler ölçülürmüş. Kendisinde radyasyona bağlı bir rahatsızlık olup olmadığını sordum. Avcılık merakı yüzünden çok dağlarda gezermiş. Radyasyonu vücuttan atmanın en iyi yolu tabiatta gezmek ve bol süt yoğurt tüketmekmiş. Zaten radyasyonla uğraşanlara günlük süt istikhakı verilirmiş. Bunu hiç duymadığımı söyleyince daha önce ameliyathanede çalışmış olan hemşiremiz de ameliyathanedekilere de günlük süt verildiğini söyledi.





5 yorum:

Şehir Melekleri dedi ki...

Merhaba,
Blogunuz çok eğlenceli. Aslında çok renkli bir işiniz var. İnsanlarla sürekli iç içe olmak güzel, aynı zamanda da oldukça zor olmalı. Özendim şimdi.
Sevgiler

egeden dedi ki...

Marangozların, mobilyacıların bolca yoğurt yediklerini duymuştum da, bunu bilmiyordum..
Valla allah yardımcıları olsun, zor iş....
ben de haftaya bodrumdayım
sevgiler
egeden

emre.. dedi ki...

bora abi ben okulad nükleer tıptaki asistanların yakalarında gördüğümde sormuştum, onlarda radyasyonu olçtüğünden bahsetmişlerdi,ölçünce ne olduğunu sorduğumda da 'sadece ne kadar aldığımızı görüyoruz, çok aldık diye işini kimse bırakmıyor' demişlerdi, birde ankarada bu cihazlar toplanıp atom enerji kurumuna göderiliyormuş orda kaydedilip, sıfırlanıp geri geliyormuş cihazlar..

Adsız dedi ki...

Merhaba,

Blogunuzu sürekli ve keyifle okuyorum, elinize sağlık.

Ancak ana sayfanız çok yavaş yükleniyor ve yorumlardan gördüğüm kadarıyla bundan bir kaç kişi daha şikayetçi olmuş. Nacizane önerim ana sayfada sadece bir haftalık postlarınızı yayınlamanız olacak (şu anda 3 aylık gösteriliyor sanırım). Böylece sayfa daha hızlı yüklenecektir.

Sevgiler,

Meriç

lotus dedi ki...

Ben özelde çalışan teknisyenlerde hiç öyle bir alet görmedim. Bu aletten haberi olduklarını da zannetmem.Çünkü, nasıl korunduklarını sorduğumda hepside omuz kaldırıp, gökyüzüne bakıyorlar.İnsanlar bir çok konuda olduğu gibi bu konudada bilinçsiz.Ama ben çocuk yapmayı düşünen ve böyle bir yerde çalışmak üzere olan bir kızcağıza engel olabilme şansı yakaladığım için çok mutluyum.