Salı, Şubat 24, 2009

sumatra'nın balıkları





Endonezya’nın Sumatra Adası’nda sürekli sahildeki barda oturup hiçbir şey yapmadan bira içen 60 yaşlarında bir Amerikalı dikkatimi çekti.
Tanışıp, denizden yakalattığı tropik balıkları Japonya’ya ihraç eden bir işadamı olduğunu öğrenince bu işe nasıl başladığını sordum.
Hindistan cevizi ağacından yer kaplaması yapmak amacıyla bu ülkeye gelmiş, 40 bin dolar harcadıktan sonra bunun mümkün olamayacağını anlamış, zira bunlar esas itibarıyla ağaç değil otmuş.
Daha sonra denizdeki renkli balıkları görünce aklına bu işi yapma fikri gelmiş.
Şimdi Siberut ve Metawai adalarının kıyılarından yakalattığı balıkları işleyip ihraç ediyormuş.


“Nasıl işliyorsunuz?” dedim
Önce kısa bir süre tatlı suda tutup dışında yer alan bakteri ve mantarların temizlenmesini sağlıyor, sonra ayrı havuzlarda 5 gün karantinada tutuyormuş. Bu dönemde balıklara hiç besin verilmiyor böylece barsakları da temizlenmiş oluyormuş. Bu süreyi hastalanamadan atlatan balıklar deniz suyu dolu torbalara yerleştirilip strafor kutular içinde uçakla ihraç ediliyormuş.
“Bizim yerinde 6,5 dolara verdiğimiz balık Japonya’da perakende 400 dolara satılıyor. Dünyada endemik olan(sadece burada bulunan) 5-6 çeşit balık var” dedi.



“Hükumet bu işe karışmıyor mu, belli türlere ya da dönemlere özgü avlanma yasağı yok mu?” diye sordum.
“Hayır iznimiz var, hiçbir kısıtlama yok. Bunların geldiği yerde milyonlarcası var” dedi.
“Peki bu balıklar her türlü deniz suyunda, örneğin akvaryuma Akdeniz suyu doldursak yaşar mı?” diye sordum



"Yaşar ama aklimatizasyon dediğimiz alıştırmanın yapılması gerekir. Yeni suyu azar azar değiştirmek gerekir, en az 2-3 saat sürmeli" dedi.
"Ne kadar kazanıyorsunuz bu işten?" dedim
"Geçen yıl net 100 grand (bir grand=bin dolar) kazandım" dedi.

Fotoğraflar Sumatra kıyılarından. İlki Palyaço, sonrakiler Aslan Balıkları.

9 yorum:

d@li dedi ki...

bende 3 gündür sizden sizin öğrendiklerinizin bir kısmını öğrendim. Bir solukta okurum sanmıştım tüm yazdıklarınızı.
2007 lerin yarısındayım daha... Ne kadar dolu dolu yazmışsınız ve klavyeniz ne kadar üretkenmiş ki benim mousem yazdıklarınızı tüketemedi..
En son yazdığınız amerikalı işadamının bakış açısını yakalayabilsem diye düşündüm bir an.. Ekonomik krizin vurduğu ciromuzun düştüğü şu zamanlarda. Bir işe 40 bin dolar harcadıktan sonra pes etmeyip, başka bir işe geçip 1000 dolar kazanma.. az da olsa kaybettikten sonra kazanma.. Cesaret..
Blogunuz çok isabetli oldu.. İnsanların yaşam hikayelerini okumayı da dinlemeyi de seviyorum.. Ayrıca yazdıklarınızı
okumaktanda büyük keyif aldım.

Klavyenize, yüreğinize sağlık.

ssbb dedi ki...

ben grant'i tam açıklayamamışım:
adam bütün gün bira içerek geçen yıl 100 bin dolar kazanmış

d@li dedi ki...

Bütün gün ehlikeyf takılıp 100 bin dolar kazanma "Süper bir rakam yüzbindolar"
Tüm iş görebilmekte.

Adsız dedi ki...

Bu Amerikali Hawaili mi? Sanirim bende bu adamla tanistim. Dunya ne kucuk!

ümit dedi ki...

akvaryumla ilgilenen birinden sadece biraz ilgiyle hiç çaba harcamadan (özel bir yosunla) ayda 1000 tl kazanmanın mümkün olduğunu duyduğumda benle kafa bulduğunu sanmıştım...
Ya okuduğum bu yazı da benle kafa buluyor, ya da ben hemen sumatraya gidiyorum... :)

endonezyada yılda 100.000 dolar???çok iyi para gerçekten,
Bu işi ayrıntılı bir araştırmam gerek...

babycakes dedi ki...

heryerde sürekli yapılan işleri yapmak insanı yıpratmaktan başka bir işe yaramıyor. Gerçek iş adamı böyle olabilmeli, Sumatra adasına gidip 40bin dolarlık bir kayıptan sonra yeni birşeyler düşüne bilmeli.. girişimci ruh dedikleri böyle bir şey olmalı..
bizse elimizdeki kısıtlı imkanlarla sadece geçinmeye odaklandığımız için beynimiz başka şeylerle meşgul olamaz olmuş..(bu ara ben de krizdeyim, toparlanmam lazım)

ANAHTAR dedi ki...

bunun gibi girişimci ruhlu insanlara bayılıyorum. nerden ne çıkaracakları hiç belli olmuyor.

Adsız dedi ki...

Selamlar doktor bey. Kucuk bir duzeltme yapmak istedim.Bahsedilen ve 1000 dolar yerine gecen sozcuk grant degil grand. Iyi calismalar.

astxeras-flt dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.