Perşembe, Ağustos 24, 2006

Bugün 65 yaşında bir sünnetçi boğaz ağrısı ve halsizlik yakınmasıyla başvurdu.
Sünnetçilik baba mesleğiymiş. Askerde sıhhiye eri olduğundan terhisle beraber eline kurs gördüğüne dair bir sertifika vermişler.
Sünnetçiliği bu sertifikaya dayanarak yapıyormuş. Gerçi askerde sünnet yapmayı öğretmemişler ama babasını izleyerek öğrenmiş. ‘200-300 sünnet izledikten sonra ilk sünnetimi yaptım, Allah’a şükür hiç kazam olmadı’ dedi. Hala mahallede eskiden sünnet ettiklerine sorarmış ‘Bir problem var mı?’ diye, hiç şikayet almamış. Toplu sünnetlerde 35 ten fazla yapmazmış, yardımcı da kullanmazmış. 35 sünneti 4 saatte yapıyormuş.
Sünnet rayici bu sene 150 YTL civarındaymış. Kemal Özkan gibi meşhur sünnetçiler ise 1000-2000 YTLye yapıyorlarmış. Hatta İzmir’e getirmeye kalkarsan masraflarıyla beraber 8-10 000 YTL yi bulurmuş. Kemal Özkan’ın neden bu kadar meşhur olduğunu sordum, basında akrabası varmış, O meşhur etmiş.
Muayenesinde patolojik bir bulgu saptamadığımdan soğuk algınlığı tanısı koydum, ve Sedergin C eff tb. 3x1 reçete ettim.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Hocam siz de az değilsiniz hani:) bu konuda niye saat resmi koyduğunuzu siz açıklamamışsınız, ukalalık saymazsanız bilmeyenler için fıkrayı ben anlatayım.
Teyzenin biri Sirkeci Garı'nda tren bekliyormuş ve kalkış vaktine daha var diye dışarı çıkıp gezmeye başlamış. Zaman geçince trene geç kalmaktan korkup birine saati sorayım demiş. Fakat "Şimdi başıma iş almayayım" diye düşünüp yoldan geçenlere sormaktansa, vitrininde saatler olan bir dükkân gözüne çarptığı için bu dükkânın kapısını aralayıp saati oraya sormuş. Dükkân sahibi bilmiyorum diyince bizim teyze şaşırmış ve "Alla alla... Hem saatçi ol, hem de saat kaç bilme. Olacak şey mi?" demiş. Dükkân sahibi de "Teyze biz saatçi değiliz ki , sünnetçiyiz" demiş. Teyze buna daha da şaşırmış ve merakla "Evladım o zaman niye vitrine böyle bir sürü saat koydunuz?" diye sormuş. Dükkân sahibi de cevap vermiş "Ah, be teyzeciğim... Saat koymayıp da ne koysaydık?"

sema dedi ki...

Eglenceli bir site ne diyeyim guldururken bile dusunduruyorsunuz yada tersi...sevgiler,