
"Evet, ama öyle 50-60 yıllık tohumun çimlenmesi azalmıştır, yani pek azı çimlenir. Biz genelde dağ köylerini dolaşıyoruz. Çiftçiler her ne kadar piyasaya ithal tohumlarla üretim yapsa da hepsinin evinin arkasında eski tohumlarla kendisi için üretim yaptığı bir bahçesi vardır. Oradan bizim yöreye ait her çeşit domates, salatalık, vesaire tohumunu topluyoruz" dedi
"Ne miktarda topluyorsunuz, karşılığında para ödüyor musunuz?" diye sordum
"Cinsine göre; domates tohumu bir avuç yeter, buğdaysa daha fazla almak lazım tabi. Para istemeden veriyorlar genelde, ama isterlerse verebiliriz, ödeneğimiz var" dedi
"Benim bildiğim domates tohumu çok pahalı, bir avucu epey para tutmaz mı, nasıl karşılıksız veriyorlar?" dedim
"O söylediğiniz pahalı olanlar ithal, genetiğiyle oynanmış tohumlar. Çiftçinin kendi domatesinden çıkardığı tohum öyle çok para etmez. Tohumun genetiğiyle oynayınca daha fazla ve pazara uygun üretim yapılıyor ama kalite düşüyor. Örneğin ince kabuklu domates artık üretilmiyor, çünkü pazara taşınırken fire veriyor, dayanmıyor. Domateste kalın kabuklu, dayanıklı, herbiri aynı boyda ve şekilde güzel görünen ürün isteniyor ama tadından kokusundan ödün vermeden bu şekilde ürün artışı olmuyor. Ayırca o domateslerden tohum üretemezsiniz, yoz olur" dedi

"Olgun domatesin içinden çekirdeklerini çıkartıp yıkayıp kurutunca tohum oluyor" dedi
Fotoğraflar evde, balkonlarında domates üretenlerin sitesi pembe domates ağından.