Çarşamba, Mayıs 13, 2009

domestos





Bugün astım krizi ile başvuran bir hastaya oksijen ve damardan Deksametazon vererek rahatlattıktan sonra muayene ederken nefes darlığına yol açacak bir şeye maruz kalıp kalmadığını sorguladım.
"Tuvaletleri Domestos'la temizlerken içerde fazla kaldım, herhalde ondan oldu." dedi
"Daha önce sizi çamaşır suyu, tuz ruhu gibi kimyasalları kullanmamanız konusunda uyarmıştım" dedim
"Evet ama insanın içi rahat etmiyor ki Doktor Bey.
Haftasonu gazetede okudum; Nora Romi diye bir kadın yazmış, mikroplar klozet kapağı kapalı bile olsa 1.5 metre sıçrıyormuş, hergün Domestos kullanmazsak lavaboya, havluya, diş fırçasına her yere, bütün eve yayılıyormuş" dedi



Bunların temizlik malzemesi satan şirketlerin promosyon haberleri olduğunu, mikrop dedikleri bakterilerin bacakları ya da bacak yerine geçecek bir organelleri olmadığından sıçramalarının mümkün olmadığını, belki havada asılı kalabileceklerini ancak her bakterinin zararlı olmadığı gibi, steril hale getirilmiş bir ortamda yaşamanın mümkün olmadığını, buna gerek de olmadığını anlattım.
"Normal bir evde tuvaletten, klozet kapağı açık da olsa insana geçecek bir hastalık yoktur!" dedim
"Çocuklar için de mi zararlı olmaz Doktor Bey" dedi
"Hayır, aksine çocukların bağışıklık sisteminin düzgün gelişmesi için çevredeki bakterilerle karşılaşmaya gereksinimleri var. Aksi taktirde çocuklar ilerleyen yıllarda allerjik bir bünyeye sahip olabilir. Yapılan bir çalışmada koyun gübresi bulunan ortamlarda oynayan çocukların hiç birinde allerjik astıma rastlanmadığı gösterilmiş" dedim ve temizlikte kimyasal maddeler kullanmamasını ve sigara dumanından uzak durması konusunda tekrar uyardım.


Daha sonra bahsi geçen yazıyı da okudum. Ticari niyet içermiyorsa en azından cahilce ve sorumsuzca yazılmış bir yazı olduğunu düşündüm

29 yorum:

ycurl dedi ki...

Demek 1.5 metreye ziplayabilen mikroplar. Cahilligin otesinde bu tur yazilarin yayinlanmasina izin verilmesi. Zaten Turk gazetelerinin cogunda bilimsel haberler cok ama cok yuzeysel bir sekilde yaziliyor. En siniri de sagdan soldan dolma bilgilerle bilimsel yazi yazdiklarini sanan kose yazarlari.

NEŞELİ GÜNLER dedi ki...

kesinlikle katılıyorum efendim size vücudumuzun mikroplarada ihtiyacı var başığıklık sistemini geliştirmek için.benim kuzenim çocugunu doktora götürmüştü ki oda bayan hijjendir doktor aynı şeyleri onada şöylemiş.

Adsız dedi ki...

Çok afedersiniz ama bir şey merak ediyorum ve kimseye de soramıyorum. Konu ile alakalı olduğu için buradan size sorayım. Alaturka tuvalet kullanırken çok afedersiniz su sıçradı acaba bundan hastalık kaparmıyım. Gerçi hemen yıkandım ama yine de merak ediyorum.

Dolunay dedi ki...

verdıgınız bılgı ıcın tesekkurler doktor bey.

CHROMA dedi ki...

Bu hijyen takıntısı türümüzü ciddi biçimde tehdit ediyor bence. Yahu hiç düşünmüyor mu insanlar bundan 50 sene önce, 200 sene önce nasıl yaşandığını? İnsan vücudu aslında o kadar dayanıklı ki, kendi ellerimizle düşürüyoruz direncimizi.
Kendi adıma fazla abartmamaya çalışıyorum temizlik düzeyini. Yarın öbürgün bir deprem, savaş vs olur da sokakta kalırsak eğer, vücudumun dayanıklı olmasını isterim :)

iffetin günlüğü dedi ki...

aşırı hijyen arkadaşımın çocuğu hiç hastalıktan kurtulmuyor.bu durumda temizliğin ne anlamı kalıyor bilmem...

alis dedi ki...

Bu tip kimyasalların aşırı kullanımı çevreye o kadar fazla zarar veriyor ki.. Evi temizleyeceğiz, bizim çamaşırlar komşununkinden beyaz olacak diye dünyayı kirletiyoruz. Temizlik meraklılarına en doğa dostu seçenekler olan arap sabunu, sirke, karbonatı, beyaz sabun tozunu, çamaşırların beyazlığı için çiviti birazcık araştırmalarını öneriyorum..

Çağlar dedi ki...

Yazıda çoğu milletten tuvalet temizliği konusunda daha titiz olduğumuz belirtiliyor. Tuvalat ve etrafına önem veriyoruz da k?çmızı elimizle temizleyip, sonra o ellerle her türlü yemeği yiyor çocuklarımızı okşamıyor muyuz? O zaman en önemlisi ellerimizi domestosla yıkamamız gerekmiyor mi?

La Santa Roja dedi ki...

Mikrop mu çekirge mi anlamadım; 1,5 metre kim zıplayabilir yahu? Ayrıca yazıda özellikle marka belirtildiği için cahillik ya da sorumsuzluk olduğunu hiç sanmıyorum, gayet parası alınmış bir reklam bence.

Meleğin Dünyası dedi ki...

Bende domestosu çok kullananlardanım amatemizlik olayını abartmaya da gerek yok yani.Yararlı bilgiler için teşekkürler....

Kitap Kurdu dedi ki...

Cok güzel bir site, yeni kesfettim. Verdiginiz bilgiler icin cok cok tesekkur ederim. Bundan sonra takip edecegim sizi.

KAYGILI ANNE dedi ki...

Bilgilendirme için teşekkürler.Benim kızlarım 3,5 yaşında ve bu reklam çıktığı anda hadi anne mikropları öldürelim diyorlar :)))Ayrıca bu reklamdaki mikroplarda bir felaket vallahi zıplarlada oynarlarda :))))bu tür reklamlardan korkan çocuklar olabileceğini düşünüyorum bana bile sevimsiz geliyor ıyyyy

Esra Günüşen Ertuğrul dedi ki...

tuvalet temizliği önemli ama abartmamak gerekir.

missy dedi ki...

belki de bu kadar cok hastalığın türemesinin sebebi hijyen takıntısıdır, bağışıklık sistemimizi zayıflatıyoruz bu şekilde resmen
geçenlerde 2 yaşındaki oğluma yemek yedirirken patates yere düştü, ben de yerden alıp yedirdim, annemin nasıl kızdığını tahmin edebilirsiniz herhalde:) bunun doğru olduğuna inanıyorum, vücut mikropla tanışmadan, savaşmadan nasıl güçlenecek?

cenebaz dedi ki...

Discovery Channel'da Myth Busters diye bir program var. Şehir efsanelerini kanıtlamaya ya bda yıkmaya çalışıyorlar. Bir deney yaptılar. Belli bir süre diş fırçalarını açıkta bıraktılar.Evin her hangi bir odasındaki diş fırçası ile tuvaletteki diş fırçası üzerindeki mikroplar arasında adetsel olarak hiç bir fark yoktu. Yani tuvalet daha pis diye bir şey yok. Temel temizliklik kurallarını uyguladıktan sonra ,eski tabirle, kırklanmaya ve her yeri kırklamaya gerek yok.

MonteCito dedi ki...

Yazdıklarınızı okuyunca bu haberi duymamız gayet doğal. Domestos’un En Hızlı Büyüyen Ülkesi Türkiye http://www.perakende.org/haber.php?hid=1242209819

tahirius dedi ki...

hep düşünürdüm. neden eş, dost ve akraba çocukları sımsıkı giyinmesine rağmen öksürür, tıksırır, hasta olur da; kışta kıyamette sokakta yalın ayak, başı kabak oynayan çocuklara bir şey olmaz diye?
çocukları aşırı korumacılıkla hastalıklara karşı daha da savunmasız hale getirdiğimizin farkında değiliz malesef.
verdiğiniz bilgiler için teşekürler, ellerinize sağlık.

Aymen dedi ki...

HAYVANLARLA ERKEN TEMASIN HASTALIKLAR KONUSUNDA ÖNEMİNİ YÜZLERCE DEFA SÖYLERSİNİZ İNSANLARA AMA HALA ONLAR EVDE HAYVAN BESLEME KONUSUNDA İKNA OLMADIKLARI GİBİ EVHAMLARIYLA BESLEYENLERİ DE CANINDAN BEZDİRİRLER.

Adsız dedi ki...

bir de şu antibakteriyel halı saçmalığı çıktı, sanki ölüyoduk bugüne kadar
züleyha

sinem dedi ki...

cok yararli bi yazi olmus, evet cok titiz degilim ama wc den ziplayan mikroplari bende bildigimden surekli camasir suyu püskürtüp duruyordum

iyi oldu bi doktordan bunu ögrenmek.

Esin (Huysuzbalık) dedi ki...

Hiç bir zamana o kadar titiz olmadım neyse ki. Ama evine gittiğimizde koltuklara örtü serip bizi oturtan, biz çıkar çıkmaz da o örtüleri yıkayan, evinde tuvalete gitmemize izin vermeyen bir arkadaşım vardı. Artık yok. Bloğunuzdan her gün birşey öğreniyorum. Teşekkürler...

etki alanı dedi ki...

Bunu kendi tecrübelerimden öğrendim ben.
Kızım,ilkokula başladıktan sonra,idrar yolları enfeksiyonu yaşamaya başlamıştı.O yaşına kadar sadece ev tuvaletini kullandığı için ve hergün ciflenen bir tuvalet olduğu için hiç hasta olduğunu görmedim,dışarıdaki kullanımda,hemen mikrop kaptı.Doktora o kadar sık gitmeye başlamıştım ki,bir doktor bunu farketti.Ve en azından haftada bir temizlememi söyledi klozeti.Hergün ovaladığım düşünülürse....Çocukların bağışıklık düzenini anneler mahvediyor demişti.Hergün halı silerdim,bıraktım.Bırak yere düşen yiyeceği ,üfleyerek yedir.Açlıktan ölmemek için çöpten yiyecek alanlar hala yaşıyorsa,sizin çocuğunuza hiçbir şey olmaz diyerek azarlamıştı beni doktor.İkinci çocuğumda daha rahattım.Üstelik kronik boğaz enfeksiyonu olmasına rağmen.

Biz anneler yapıyoruz bu hassasiyeti.Çocuklara titizlik aşılayacağımıza,iki kitap daha fazla okumalarını sağlamalıyız.Biraz geç aklım başıma geldi ama olsun.
Kızım şu an 23 yaşında,ama hala havuza giremez,hemen mikrop kapıyor.Kendime kızıyorum ama,nafile....
Saygılarımla..
TüTü

İlkin dedi ki...

Bu yazıyı okuyunca bende yanlış yapıyorum diye düşündüm yere düşen bişey olunca yenmez diyerek hemen atıyorum. Oğlum 3 yaşında ona yere düşenin yenmeyeceğini alışdırmak için çok cabaladım öğrendi ama bazende yanlışmı yapdım diyorum çok huylu oldu.
Banyo tuvalet temizlerken domestos ozon suyu ne bulursam döker hepsini karışdırırım kendime ne kadar zarar veriyorum aslında farkındayım ama yeterki temiz olsun diyorum :(
Oğlumu kreşe verdim bağışıklık sistemi mikroba alışık olmadığı için kreşe başlamamızla hastalıklarımızın arkası kesilmiyor :( keşke daha rahat olabilseydim.
Sayfanız çok güzel çok şey öğreniyoruz ellerinize sağlık.

Femme Noir dedi ki...

tam benim okb hastalarıma göre habermiş. tedavide kullanılan tekniklerden olan bilişsel davranışçı yaklaşımda hastaların bu tip inanışlarını mantıksal temelde çürütmeleri için teşvik edilir, bu haberleri yapmaya devam ederlerse hastaların gerçeklik düzleminin kayması işten bile değil..

3rh4nb1 dedi ki...

Çok güzel bir yazı elinize sağlık. Korku toplumlarından çıkar sağlamak insanlığı hiç bu kadar tehdit etmemişti.

nesli dedi ki...

yazinizi yeni okudum ve yorum birakamak istedim. o haber aslinda dogru olanbilgiyi yanlis ve abartili anlatmis. bu konu birkac yil once abd de haber olmustu. sifon cekildiginde kapak acik tutulursa 1-1,5m civarina su sicrama riski var, tabi bu su ayni zamanda barsak floramizi da icerdiginden hayli mikrop yuklu. aslinda denilmek istenen sifonu cekmeden once kapagi kapamaniz gerekli. duzenli temizlige kimyasallari fazla abartmadan devam diyorum...

sibel dedi ki...

BENİMDE ÇAMAŞIR SUYU ALLERJİM VAR AMA BAŞINA GELMEYEN BUNU ANLAMIYOR.ÇAMAŞIR SUYU KULLANILAN BİR ORTAMA GİRDİĞİMDE TAM ONBEŞ GÜN BÜTÜN SOLUNUM YOLLARIM ŞİŞİYOR.AMA HERKES OKADAR ÇOK KULLANIYORKİ ECZANEYE GİR ÇAMAŞIR SUYU,APARTMANAGİR ÇAMAŞIRSUYU NEOLUR BİZİDE DÜŞÜNÜN.

MAYRI dedi ki...

Ben farklı bir şeyden bahsedeceğim.
Benim çocuğumda bahçede hemen hemen hiç oynamadı. Bir ara yaşça büyük çocuklar korkuttu bir daha da sık sık bahçeye indiremedim. Ama indiği bir gün çimlere yattı yuvarlandı oyun oynadı arkadaşlarıyla ertesi gün 23 Nisan okulda şiir okuma görevi vardı. Erken kalktım. Bir baktım çocuğun nefes almasında bir sorun var. Göğsü bir değişik şekilde inip kalkıyor.Eşimi kaldırdım bizi hastaneye bıraktı kendi öğretmen olduğu için okula gitti. Biz hastanede beş saat kaldık. Alerjik bir sorun var dendi ve bazı ilaçlarla birlikte sürekli hava verildi. Sonra çocuk düzeldi eve döndük. Sonuç olarak yapılan testte bütün ot çeşitlerine, biraz ceviz ağacına ve kedi köpek tüyüne alerjisi çıktı. O astım atağını sadece bir kere geçirdi.
Bir süre farklı hastanelerde tedaviler denendi. Şimdi ise dört senedir. Hacettepe Hastanesi Çocuk Alerji bölümünde önce her hafta sonra 15 günde bir daha sonra ayda bir yaklaşık bir yıldır da altı haftada bir ithal aşı oluyor. Son iki yaz tatilimizi Karadenizin o vahşi yeşillikleri arasında Rize-Arhavi de geçirdik. Hiç sorunumuz olmadı. Sadece annelerin bilgisi olsun diye yazdım.

Benimki gibi inatçı bir çocuğu olan anneler çocuğunuzu dışarı çıkarın gerekirse sizde onunla yatın yuvarlanın yerlerde. Vücudu
alışsın her şeye....

Biz neler yapardık. Şimdiki çocuklar onda birini bile yapmıyorlar....

Adsız dedi ki...

Merhaba birşey danışacağım biz evde 3 öğrenci alıyoru geçen gün banyoya girdim ve evimizde 1 tane banyo kovası ve banyo Tas ı var o banyo tasına arkadasım sanıırm sular kesikken tuvaletini yaparken silinmiş ve mikrop bulasmıs bende bilmeden yıkandım ama yıkanmadan önce huyumdur sterile ettim onu ancak sonra yüzüm şişti ve doktara gittim merhem falan geçti ancak bu nun için etkili ne var yüzümü tam steril yapmak için.