Pazartesi, Mart 15, 2010

şarlatanlık





Bugün öksürük yakınmasıyla başvuran yaşlıca bir hasta
"Doktor Bey çok sık hastalanıyorum, ne yapmam lazım?" diye sordu
"Bol portakal, limon tüketin" dedim
"Onu da yiyemiyoruz işte. Ben üç ay önce prostattan ameliyat oldum ya. Televizyonda söylediler; vücudun dışındaki yara çabuk kururmuş da, içindeki suyun içinde olduğundan iyileşmezmiş. Portakal, limon yemek de iyileşmesini geciktirirmiş" dedi


"Kimden duydunuz bunu?" diye sordum
"TRT'de Ahmet Maranki söyledi" dedi
"Lütfen bunlara inanmayınız. Portakal yemekle ameliyat yarasının iyileşmesinin ne ilgisi var. Kaldı ki vücudun içindeki, yani mukozalardaki yaralar cilttekilerden çok daha hızlı, hatta saatler içinde iyileşir. Bunlar su katılmamış palavra! Devletin televizyonunun böyle hiç bir eğitimi olmayan kerameti kendinden menkul kişileri ekrana çıkartması ve halkı yanlış bilgilendirmesine de pes diyorum. " dedim ve kış aylarında mümkün olduğunca narenciye ürünü tüketmesi salık verdim.


37 yorum:

FG dedi ki...

sana katılmamak elde değil sevgili meslektaşım. bunun sebeplerinden biri de fitoterapi alanının akademisyenlerce boş bırakılarak yetkin olmayan şarlatanların cirit atabileceği bir alan haline gelmesidir. böyle programlar onbinlerin sağlığı ile oynuyor. aynı zamanda dev bir halk sağlığı sorunu bütün bu olanlar.

mutsuz dedi ki...

Bu adamı gördükçe deli oluyorum. Çağdaş bir ülkede yaşasak doktorası çalışma ekonomisi, profesörlüğü iktisat üzerine olan bir adam televizyona çıkıp halkın sağlığını ilgilendiren konularda konuşsa, şarlatanlıktan içeri tıkarlar. Doktor olarak suç duyurusunda bulunun diyeceğim, nafile. Dikkate almazlar. Neyse en azından zakkum önermiyor. Bu da bir gelişmedir!

Şeyh Bedreddin Kimdir? dedi ki...

Sadece yanlış bilgi vermekle kalsalar iyi, daha önce Haber Türk kanalında bir yayında akademisyenlerle aynı masaya oturtulup görüşleri alınmıştı. Akademisyenlerimizin sıkıntıları yüzlerinden, bakışlarından okunuyordu açıkça.

geveze baykuş dedi ki...

e bu adam profesör doktorum diye geziyor! nelere kaldık, kimlerin eline düştük ya...

Asortik Krep dedi ki...

İlk defa maranki hakkında doğru bir yazı gördüm..Lavmanlar hakkında söylediklerini okusanız ne yaparsınız bilmem.Zayıflamak uğruna insanların kendine lavman yapmalarını salık verdiğini biliyormusunuz..?

Berna dedi ki...

Zeytin çekirdeği yutun diyordu başka bir programda başka biri. Zeytin çekirdeğini mide nasıl öğütecek ki? Tehlikeli değil midir? Mideye, sindirime iyi gelir diyip, Hz. Muhammed'in bile zeytini çekirdeği ile yediğini, o yapıyorsa doğru olduğunu, yararının sorgulanamayacağını söylediler bir de!!

kültür mantarı dedi ki...

bütün kanal7, samanyolu ve mehtap tv kadroları trt ye doldu.

trt değil CRT = cemaat radyo televizyonu.

harun soner okutan dedi ki...

iddia ediyorum bu adamın geçen yaz çıkan kitabı şimdi 3 evden birinde vardı. İşte düşünülesi halimiz.

bucera dedi ki...

Bir hekim olarak bu konuya değinmenize çok memnun oldum elinize sağlık

umitorhan dedi ki...

Ahmet maronki her yerde!

MeRaiL dedi ki...

Ehh insanlarimizda kulaktan duyma bilgileri seven bir irk oldugu icin,duzgun kaynaklardan ogrenmek yerine tv'ye cikmis boyle insanlara inanmayi tercih ediyorlar, bunun bir nedeni de gelismemisligimizden, kanallarimizin hepsi milletimizin anliyacagi ayarda seyler yayinliyor..
Birde dikkat ediyorumda hep boyle tipten insanlardan cikiyor insanlari cahillikleri ile kandirip para kazananlari..

NzN dedi ki...

Ben öncelikle Ebru Şallı'nın televizyon ekranlarından kaldırılması gerektiğini söyleyerek başlamak istiyorum. "Hamileyken sadece kivi ile beslendim, kilo almadım, ben harikayım, şahaneyim" diyen biri ile sağlık konularında kim, neye güvenerek, ne konuşur diye düşünürken hatunun çıktığı programlar rekorlar kırıyor ve millet üstünde bir şekilde yaptırım gücü olduğundan da takip ediliyor, önerdikleri yapılıyor. Bu ikisinin üstteki fotoğrafta birlikte göründükleri programa denk geldim. Hakkatten lavmanla ilgili konuşuluyordu, tahammül edemeden geçtim, gittim oralardan...
Bence bu tarz adamlara ya da kadınlara karşı siz bu işin profesyonelleri, akademisyenler birleşerek bir şeyler yapabilirsiniz. Yoksa bu adamlar televizyon ekranlarından hiç bir yere gitmezler.
Koltuklar rahat, pohpohlanmanın tadı da kaymak zira...

Magissa dedi ki...

Kusura bakmayin ama insanlar layik olduklari sekilde muamele goruyorlar diye dusunuyorum bazen. Sorgulamadan, arastirmadan bu adamin her dedigini yaparlar, siz "aspirin al" bile deseniz itiraz eder, "doktor da hemen ilac yazdi" derler. Fare le$i ye dese yiyecekler, bu kadar aptallik olur mu? Koyun olana illa bir coban cikar.

Benim bel fitigi operasyonu sonrasi sinir hasarina bagli bir sorunum var. Inanin hic soylemediyse 4-5 (mantikli sandigim) insandan Maranki Hazretleri tavsiyesi aldim!

Bu adama para kaptiran varsa oh olsun, aptalliklarina doymasinlar, ne diyeyim...

Antipatik Yazar dedi ki...

Trt'nin! Devletin televizyonunun! Halkı yanlış bilgilendiren, yanıltan kişileri ekrana çıkarması gerçekten tartışmaya değer ve üzücü.

Mare dedi ki...

Söylediklerinize katilmakla birlikte, bu sahsiyetin makatdan 1 litre su vermek suretiyle zayiflattigi ( evet yanlis duymadiniz) o sekilde zayiflattigi, detoks adi altinda benim gözümde salak durumuna düsürdügü bir kac insan taniyorum. Kendileri Maranki´den cok memnun , tavsiye ede ede bir hal oldular. Zayiflayacagim diye insan kendine bunu niye yapar, insan sagligini neden bu kadar ucuzlatir bir türlü anlamis degilim.Ama makatdan su verme olayi karsisinda diyecek söz bulamiyorum. Saskinim... Halen!

aysema dedi ki...

TRT amacına uygun yayın yapıyor artık. Amaç halkı aydınlatmak değil ki. Aksine uyuttup koyun gibi gütmek derdindeler.

Ahmet Necdet Sever üç kez veto etti şimdiki genel müdürü. O gittikten sonra hemen genel müdür yaptılar. Son yıllardaki tayinlere bakarsak durumun korkunçluğunu anlarız.

Son kamyon olayına bakar mısınız?

Devletin televizyonu bunu yaparsa özeller haydi haydi yapar.

Hiç bir dönemde "bilim" bu kadar dışlanmamıştı...

Berna Ceyhan dedi ki...

Geçen hafta annemle Ayvalık devlet hastanesine muayene olmaya gittim. Doktorum kan tahlili istedi, kan verdim ve bir kaç saat tahlillerin çıkmasını bekledik. O arada annem sıkıldı ve hastanenin bol yeşilli bahçesinde nefeslenmeye, dolaşmaya çıktı. Gözüne değişik gelen bir çam türü görmüş ve bana göstermek için minik kozalaklarından birkaç tane koparmış. Hastanenin otoparkında arabanın içinde bekleyen yaşlı bir teyze anneme selsenmiş: " Hele gel gızım sen niye koparıyon onları? benim dizerim çok ağrıyo sen onların bi faydasını görmesen koparmazsın, hele gel, gel.." Annem çok şaşırmış tabi. Yok mok deyip uzaklaşmış oradan. Yanıma gelip kozalaklar gösterdi ve başına geleni anlattı. Üç beş kere tövbe estağfirullah dediğimi hatırlıyorum. Gülsek mi, ağlasak mı?
Diyeceğim şu ki biz böyle bir memlekette yaşıyoruz. Başka diyarlar nasıldır bilmem ama her denilene inanmak, her şeye bir neden bulmak konusunda birinci kalitede olduğumuzu düşünüyorum. Bu tip insanlar sayesinde Maronki gibi insanlar ulaşıyorlar zirvelere. Ama şu var ki biz azınlıkta da olsak bazı şeylerin farkında olduğumuz için şanslı hissediyorum.

Erdemir dedi ki...

Maranki'yi bu kadar eleştiriyorsunuzda . Marankinin dediklerini uygulayıp hastalıklarından kurtulan tanıdıklarım var. Oldukça bilgili bir bilim adamıdır.

Papatya Bahçesi dedi ki...

geçen sene bu adam lavman setiyle vücut temizliği anlatmıştı televizyonlarda.. su iç, bitkileri kaynat iç, bol bol lavman yap..ne yazık ki tüm türkiye lavman setlerine hücum etti ve türkiyede o dönem setler tükendi.. hamileler, tansiyon hastaları,şeker hastaları bile lavman seti almaya geliyordu düşünün artık.. böyle bir bilinç olamaz.. gelenleri vazgeçirmeye çalışmaktan , yaptıkları hatayı anlatmaktan yorulmuştuk resmen.. ayrıca bu adam prof.luğa tıp alanından bile değil, bambaşka bir alandan almış kendini doktor olarak insanlara sunuyor..

Adsız dedi ki...

Sorun şudur bizdeki medya araştrmadan ziyade reytinge önem veriyor halk olarak bunlara prim verdikce Ahmet marankiler bitmez. bu arada belirtmeden geçmiyeyim ilaç sektörünede yazıklar olsun bugün bir kutu kanser ilacı bin lira civarı bumudur yani

sessesses dedi ki...

magisaya yüzde yüz katılıyorum,böyle saçma ınsanlara ,çarelere ınanan herkes hakedıyor başına gelenı,tabıkı bıtkıler çok yararlı,ama ıktısatcı bı adam cıkıpta doktorluk oynarsa yıyenlere oh olsun derım yanı.o kadar embesıl bır mılletız kı,bu üçkagıtçı adam çok bılınen bır seyı söyledıgı zaman bıle aa maranki bılıyr dıyoruz.azız nesın yanılmış bence ,oran yuzde 96 larda olmalı şu sıralar.çevremde öğretmenler bıle bu adama tapıyor.ınsan kalıtesı öyle düştüki.=(maranki degıl bence moronki olsun adamın adı!

emrahsongur dedi ki...

Bazı yorumlarda Maranki'den "müşterileri"nin memnun olduğu yazılmış. Bu çok anlaşılır bir şey. Zira Maranki'nin hitabeti ve insan ilişkileri televizyonda izlendiği kadarıyla çok iyi. Kesin, kararlı ve bol bol umut vaadeden hitabı insanları kolayca tavlamasına olanak sağlıyor. Bu kadar kesin ve kendinden emin söylemleri normalde doktorların ağzından duyamazsınız. Çünkü doktorlar sırtını bilime dayamaya çalışırlar. Tıp fakültesinde ilk öğretilen şey insanlara boş umutlar vermemektir. Malesef Maranki'ninkinin tersine güncel tıp -ve aslında tüm bilimler- bilimsel bilgi ve tecrübeye dayanırlar. Bilimsel bilginin üretilme biçimi, etik kuralları, izlenmesi gereken bir dizi yöntemleri vardır. Bu sebeple tıpta -ve tabi ki diğer bilimlerde- %100'lerden bahsetmek, hastalık gibi çok bilinmeyenli -bu özellik can alıcıdır dikkat edelim- bir denklemi sihirli değnek misali bir çırpıda çözmek pek mümkün olmaz. Tıbbi tedavilerin her zaman yan etkileri, komplikasyonları ve hayatımızda yer alan birçok faktörle etkileşimi olacaktır.

Maranki yaptıklarından memnun olan ve televizyonlarda kendisini izleyen hayran kitlesine tıbbın veremediği birşeyi mutlak ve kesin çözüm umudunu vermekte. Hiçbir doktor Maranki'nin özgüveniyle hastalarına öğütler veremez. Çünkü doktorların her söylediği kelimeyi seçmesi, tartması, riskleri ve komplikasyonları, ilaç etkileşimlerini düşünmesi gerekir. Hastalık bilinmezi karşısında hastalar ve yakınları mucizevi kurtuluşlara aç olduklarından Maranki'ye güvenmekteler. Hele bu "açlık" ve "cehalet" birleşince Maranki medyada büyümeye kocaman olmaya devam ediyor.

Her tedavinin, her yan etkinin, her istenmeyen sonucun -komplikasyon vb.- hesabını doktora soran bu çaresiz kitle Maranki'nin yaptıklarını sorgulamadan kabul eder. mrankim araştırmalardan, yüzdelerden, yan etkilerden, etkileş,imlerden bahsetmez. Dozlar basittir. Bir avuç, bir kaşık, 3 bardak vb. Doz aşımı yoktur Maranki kesindir, mutlaka sorunu çözer, lafı kıvırmaz, kendine güveni tamdır. Doktorlar ise yüzdelerle konuşur, yan etkilerden bahseder, ilaçların etkileşimi konusunda kaygılıdır.

Gelelim yazının başında bahsettiğimiz Maranki'nin insan ilişkilerinde iyi olan tarafına. Doktorlarda bu güler yüzlülüğü göremezsiniz. Bastığı kaşede, attığı imzada mesleki namusu söz konusuyken, alınan bunca riske görece düşük ücret alırken ve belki de 36 saatlik berbat bir nöbetin ya da yorucu bir poliklinik öğleden sonrasında günün 95. hastasına bakarken Maranki'ye eş güler yüzlülükle davranamayabilir. -Ama yine de profesyonellik namına gerekeni, gerektiği gibi yapmalıdır doktor- Buna karşın güler yüzlülük sadece Maranki için işe yarayan bir teknik değildir. Güleryüzlü, içten ve candan doktorlar da mesleki olarak tırnak içinde "çok yeterli olmasalar" da hastaları tarafından sevilip sayılırlar.

Adsız dedi ki...

kültür mantarı maşallah çok kültürlüsün. cemaat kadar başına taş düşmesin diyeyim. çok büyükler çünkü size yazık olur. bu ülkede adam gibi profösör var değilmi bir tek maranki kötü o adamı da hiç tanımam evimde aptal kutu yok 10 yıldır tv izlemem bile.
kısaca şunu söyeyeyim. üniversitelerimiz dünya sıralamasında kaça giriyor. bir sürü prof var. başkasının sırtından geçinen.(makele çalan) marankide medyadan geçiniyor. insanlar akıllı olsun inanmasınlar. ALP

umitorhan dedi ki...

Benim gözlemlediğim kadarıyla birçok insan artık durumu kabullenmiş. Maranki gibilere şaşırmak yerine, gerçekten başarılı, alanının en iyisi haline gelmiş bilim insanlarına şaşırıyorlar; böyle bir ülkeden nasıl çıkmışlar bunlar diye. Biraz fazla pesimist bir bakış açısı gibi görünse de aslında göründüğü kadar da sıradışı bir düşünce değil.

Aslı Cin dedi ki...

Doktorlara sahte hacı hocalara verilen değerin bile verilmediği bir ülkede her şey beklenebilir aslında. Bilinçli bir şekilde cehalete itildiğimizi düşünüyorum artık.

biSGenbLogSpot dedi ki...

KÜR'Ler memLeketinde, TaşkınLar Bâd-ı Şah oLurLar mı demeLiyim !

cafeinnn dedi ki...

Sizi uzun zamandır ilgiyle takip ediyorum çok hoş, çok doğru tespitleriniz var. Burayı keşfettikten sonra eşime de (uzman doktor)yazlarınızı okumasını söylemiştim.O da çok beğendi yazılarınızı.Eşim de Maranki'ye çok kızıyor. Ne zaman televizyonda görse"bu adamı nasıl çıkarıyorlar televizyona,tam şarlatan, palavracı .... diye başlayarak daha da şiddetlenen bir şekilde söyleniyordu. Maranki hakkında söylediklerinize katılıyoruz. Biz de nasıl her sabah ulusal kanallarda çok izlenen programlara çıkarıldığına hayret ediyoruz.

kelebek diyeti dedi ki...

tabipler birliği ile mahkemelik olduğunu okumuştum. mahkemesi devam ederken hala tvlerin bu gibilerine nasıl yer verdiklerini çok iyi biliyorum neden çünkü tv programına çıkmanız için belirli bir ücret ödemek durumundasınız. bunlarda bunu fazlası ile kullanıyorlar. bir diyetisyen olarak bu gibi insanların para uğruna yaptıklarına şaşıyorum açıkcası. mesleğimi o kadar çok suistimal eden varkii....

anaksarete dedi ki...

kesinlikle size katiliyorum. bu adamin esi tip doktoru ama es durumundan doktorluk olmaz. anlattiklarinin cogu sacmalik. onceleri bu adamin ailesini biraz tanidigim icin kiymet vermeyip dinlemiyordum simdi ise gercekten nasil tv ye cikariyorlar anlamiyorum...

Hakan Arslan dedi ki...

Ailesini tanıdığınızı iddia ettiğiniz Maranki'nin eşi doktor değil, fizyoterapist ve igleroterapisttir. İnternette bile biyografisiyle ilgili bir sürü metin var, uydurma bilgiyle yorumculuğa soyunacağınıza açıp okumanızı tavsiye ederim.

Maranki'yle ilgili söylenen kötü sözlerin çoğuna sadece gülüyorum. Adamın ağzından ne doktor olduğuna dair bir söz, ne de ilaçları bırakmayı salık veren bir tavsiye işittim. Sadece bitkilerdeki şifaya dikkat çekiyor. Bunu yaparkenki üslubu ve çalışmalarını sunum şekli birilerini rahatsız ediyorsa izlemesinler, herkes birbirinden hoşlanmak zorunda değil elbette ama iftira boyutuna ulaşan sözler sarf etmeyi anlamıyorum.

Kitabında yer verdiği tavsiyeler zaten yüzyıllardır bilinegelen şifalı reçetelerden oluşuyor. Bunu abartıp Maranki'yi sahtekar olarak yansıtmak büyük bir hata. Herhangi bir tavsiyesine uyduğu halde zarar gören, kendisiyle muhatap olup da bir yanlışına şahit olan varsa o konuşsun. Ama gördüğüm kadarıyla böyle bir durum yok. Öyleyse çoğu kişi ya hırsından, ya da cehaletinden saldırıyor birbirine. Ben böyle görüyorum.

Çünkü adamın aldığı eğitim belli, çalışmaları belli, savunduklarına çok inandığı ve kendi hayatında uyguladığı da biliniyor zaten. Gittiği yoldan gitmeyi tercih etmeyebilirsiniz, karalama kapmanyası yürütmek kimseye yakışmaz bence.

Saygılar.

mtkocak dedi ki...

İnsanlara inanamıyorum.

Yani bir tarafta o işin uzmanı bilimciler, diğer tarafta ise retorik üstadları. Millete tatlı geliyor herhalde. Ben Bilg. Mühendisiyim, bilgisayarın b.sinden anlamayan adamlar, ne laflar sallıyor. Ve saygı görüyorlar.

Karısı da hemşire bu adamın. İlüzyon ve Placebo'nun tek bir insanda cisimleşmiş hali. Bir de soru: bizde hiç homeopati olaylarına rastladınız mı?

Aynı konularla dalgamı geçtiğim şçyle bir yazım vardı:

http://www.mtkocak.net/?p=58

Sonuna kadar okuyup değerlendirirseniz sevinrim.

cebimdekimatara dedi ki...

Modern koca karı metodları lütfen şu videoyu izleyin yok böyle bir şey

http://video.yahoo.com/watch/6064681%E2%8C%A9=en-us

cebimdekimatara dedi ki...

sağlık bakanlığı vardı değil mi ülkemizde?

Adsız dedi ki...

http://www.facebook.com/video/video.php?v=217362718895&ref=mf


tanrım sen bana mukayet ol sakın bu adamı karşıma çıkarma

Adsız dedi ki...

SAYIN MANDRAKİNİN DÜKKANININ CAMINDA BİR DE ŞÖYLE BİR İLAN ASILI Kİ KAÇ YILDIR DOKTORUM, HALA NE OLDUĞUNU, ALANIN NE UMARAK ALDIĞINI ANLAMIŞ DEĞİLİM.
" KOZMİK ERİŞTE BULUNUR"

nugili hayat dedi ki...

ben de inanamıyorum böyle şarlatanlara. halkımız çok cahil, ben tıbbi ve aromatik bitkilerde doktoraya başladım. Duyan hemen sen kendinde ne kullanıyorsun veya şu hastalığa ne iyi gelir diye soruyor. Ben doktor değilim ve herkesin bünyesi farklıdır. Bunların detaylı kimyasal analizler sonucu kullanılır diyorum dudak büküp aşağılıyorlar. En büyük suç devlette bence bunlara prim verilmemeli, bu programlar yasaklanmalı.

Adsız dedi ki...

Bu ulkede diploma ustunde doktor olupta 2 tane ilaci daha dogru duzgun yazamayan tip adamlarini sirf ilaclari satmak icin cantakarla doktor odalarinda sirf bizim firmanin ilaclarini yaz diyen kisileri arti sirf devlete zarar olsun diye herseye film ve tahlul isteyen sozde dojtor ve tip adamlari once kendinizi duzeltin sonra baskalarini elestirin