Salı, Haziran 30, 2009

yaz ödevi





Geçen hafta yazlığa bir hafta önce gitmek için rapor isteyen bir öğretmene, daha önce de bir öğretmen bu konudan yakındığından
"Siz de okul kapandıktan sonra birbirinize seminer mi veriyorsunuz ?" diye sordum
"Hayır ne semineri, biz ödev hazırlıyoruz" dedi
"Nasıl ödev?" dedim



"Performans ve proje ödevi. Her öğretmen, her ders için bir konu seçiyor, artık eskisi gibi uğraşma da yok, bir tuşla internetten indirip basıyor.Meslea ben Türkçe dersi için noktalama işaretlerini sçetim bastım. Aramızdan seçilen bir komisyon ödevleri topluyor, değerlendiriyor ve bir tanesini ilçe milli eğitime gönderiyor" dedi
"Diğer ödevler ne oluyor?" dedim
"Direk çöpe, yazık bunca kağıt israfına "dedi

Hasta olmadığı için rapor kendisine rapor vermemin mümkün olmadığını söyledim.

12 yorum:

enes güler dedi ki...

peki ödevini internetten yapmamış olsaydı rapor konusunda daha farklı düşünür müydünüz? :)

YOSUN dedi ki...

merak ettim şimdi,önceki öğretmene verdiniz mi rapor diye :) Kağıt israfının en çok olduğu kurum sanırım milli eğitimdir.bu konu benim de canımı sıkıyor.sadece kendimizin görüp yılsonunda da çöpe giden öyle çok belgesi var ki...her çocuk için o yılın çeşit çeşit değerlendirme ölçeğini doldurup,yıl sonunda da çöpe atıyoruz.zaten bildiğimiz bi şeyi kağıda ne için döküyoruz anlamıyorum.belki müfettiş gelir de iki sayfasına bakar diye işte.mecbur tutuluyoruz...

BlahBlah dedi ki...

vermediyseniz teşekkür ederim size.

Cenky dedi ki...

Hocam o kadar konuşturduktan sonra çok koymuştur raporu vermemen :D

sinem (adacim) dedi ki...

Böyleleri çok malesef. KPSS gibi uyduruk bir sınav yapacaklarına böylelerini meslekten ayıklasalar çok daha iyi olur. Bir kere o görev internetten indirilip yollansın diye verilmedi öğretmenlere. Herkes özgün, şimdiye kadar yapılmamış ödevler yazacaktı. Allahtan bizim gibiler var. Yoksa ne yapar nereden hazıra konarlardı.Ayrıca cd ortamında istendi ödevler. Her okul bir ağaç öldürmedi yani:))

Adsız dedi ki...

Tanıdık bir kişi olsaydı o öğretmen acaba rapor verirmiydiniz.

Adsız dedi ki...

Bu konuda bir yanlış anlaşılma var sanırım. Öğretmenler okullar kapandıktan sonra iki hafta boyunca seminerlere katılırlar. Her seminer döneminden önce seminer konuları Milli Eğitim Bakanlığından gelir. Bu konularla ilgili il ve ilçe Milli Eğitim Müd. ve okul yönetimleri ne şekilde yapılacağını düzenler. Örneğin Tekirdağ öğretmenleri bir merkezde toplayarak Müfettişlere seminer verdirir. İstanbul okullara bırakır. Benim okulumda konular paylaşıldı ve her öğretmen seçtiği konu ile ilgili seminer verdi. Size bahsedilen seminer konularından biri bile değildi. Milli Eğitim Bakanlığı internet sitelerinde yayınlamak üzere bir yazıyla örnek görevler istemişti. Rapor olayına gelince bazı yöneticilerin bu seminer olayını ciddiye almaması yüzünden, bazen seminerler işkenceye dönebiliyor çünkü yönetici bir yol çizmediğinden boş boş oturmak zorunda kalıyorsunuz.Sanırım öğretmen arkadaş boş boş oturmak zorunda kalmış.

Foça Foça dedi ki...

Eksik kalan yerleride ben tamamlayayım. Bu seminer dönemi okullar açılmadan önceki iki hafta da tekrarlanır. Ayrıca bu dönem bir sürü evrağın doldurulduğu da bir dönemdir. Şimdi internet çıktıda evrak azaldı. Eskiden okul müdürlükleri kendi doldurması gereken evrakları öğretmene yıkar. Öğretmenler evraklarla boğuşur dururdu.

Adsız dedi ki...

uzun süredir okuyordum ilk yorumumu yazayım dedim. Soru diye düzelteyim :), o şarkıları nasıl koydunuz buraya?

heask dedi ki...

Türkiye'de bence en çok kağıt sarf edilen kurum TSK. O kadar fazla yazışması ve evrak fazlalığı var ki harcanan kağıdın haddi hesabı yok. KaraNet diye bi sistem var, intranet bağlantısı. Buna rağmen bütün yazışmalar kağıt üzerinde yapılıyor. Tabii diğer devlet kurumları da aynıdır tahminimce.

daryal dedi ki...

Meb öğrencilere olduğu gibi öğretmenlere de anlamsız ödevler vermede son derece başarılıdır.Yıl boyu eğitmenlikten ziyade avutmanlık yapmaya yönlendirilen öğretmenin her yıl sonu ve başındaki görevlerinden biri de kendini eylemek dışında ne kişisel ne de mesleki anlamda hiç bir ilerleme kaydettirmeyen işler yapmaktır. Sözde seminerler, ödevler, raporlar vs vs vs.

Bütün bunlara rağmen kendisini ayrıcalıklı ve bu işlerden muaf sayarak rapor, izin vs ile görevinden kaçıp çalışma arkadaşlarının yükünü artıran bu köylü kurnazı öğretmenleri kınıyorum.

esraycr dedi ki...

Bence öğretmenleri geliştirmek için daha farklı şeylere başvurmalılar.. Ben olsaydım yerinizde sizin gibi rapor vermezdim..