Perşembe, Mart 26, 2009

kombi




Bugün yabancı bir firmada kombi üretiminde çalışan bir mühendis spor salonuna kaydolmak için rapor almaya geldi.

Birlikte çalıştığımız hemşire hanım geçenlerde evine doğalgaz bağlatmak için kombi alırken pahalı olmasına karşın Vaillant’ı tercih etmiş, ben sebebini sorunca da diğer markalara göre çok daha az yaktığını söylemiş, fakat benim aklıma yatmamıştı.
Konuyu anlatıp gerçekten kombilerin gaz tüketimleri arasında klimalardaki gibi bir farklılık olup olmadığını sordum.
Biraz duraklayıp, “Var dersem yalan olur. İçlerindeki malzeme, teknoloji tamamen aynı” dedi.
Hemşire Hanım “Ben daha önce Demirdöküm ve Vaillant kulandım, tüketimleri arasında çok fark vardı” diye ısrar edince;
“Ben tabir yerindeyse makinenin ciğerini biliyorum, emin olun fark yoktur. Termostatı ne kadar açarsanız o kadar yakarsınız.



Hatta Vaillant’la Demirdöküm aynı fabrikada aynı banttan çıkıyor, sizinki psikolojik bir durum. Bu aslında Vaillant’ın markasını konumlandırıp pazarlamada ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor”
dedi.
“Peki hiç mi fark yok pahalıyla ucuz kombiler arasında” dedim
“Yok hepsi aynı. Göstergeleri daha havalı, fonksiyonları daha fazla olabilir ama ısıtma sistemleri aynı. Bir de biz yan sanayi üretimini de denetliyoruz. Ucuzlar belki güvenilirliği kanıtlanmamış üreticiden parça alıp kullanıyor olabilirler” dedi
“Kombiyi nasıl ayarlamak gerekiyor?” diye sordum.
“Peteklerin hepsini açık tutmakta fayda var, homojen bir ısınma yakıt sarfiyatını azaltır. Tek noktada bir termostat olacak, oaradan ayarlayacaksınız. Bşir de makinenin içindeki su sıcaklığını ekonomik konumda tutmakta fayda var. Biz evi biraz bilinçsiz, fazla ısıtıyoruz, sarfiyat da fazla oluyor” dedi.

7 yorum:

funda dedi ki...

işte hepimizin düştüğü yanılgı
ama araştırıp öğrenmemek midir yanlış yoksa tüketiciyi yanlış yönlendiren ürün sahipleri midir yoksa reklamalara mı kanmaktır??
arada kalınan konudur ...

endiseliperi dedi ki...

bizimki ferroli, yıllardır sorunsuz çalışıyor. evet, az enerji tüketiyor, çünkü evimiz küçük ve ayarlarıyla da oynamıyoruz öyle olur olmaz.

reklam başarılıysa ve tüketicinin ruhunu satın almayı becermişse buna ancak şapka çıkarılır.

semra_ergul dedi ki...

bencede ucuzu ile pahalısı arasında hiç fark yok..Yapı malzemeleri işiyle içiçe gibiyiz..daha önceki evimizede geçen yıl taşındığımızada firmanın tavsiyesiyle çok bilinmeyen kullanımı en basit kombi aldık..ikiside farklı marka ama öncekindende şimdikindende çok memnumumm..çevreme tavsiye ediyorum ama maalesef insanalrımızda etikete göre kalite anlayışı var...buarada blogunuz ve yazılarınız çok güzel.

aysema dedi ki...

Yaz tatillerinde çeşitli şeyler satan bir öğretmen arkadaşımın anlattıklarını aklıma getirdi yazınız.

Arkadaşım satmak amacıyla aldığı çorapların birazını tezgahın yan tarafına ayırıyormuş. Onlar için daha fazla fiyat söylüyormuş, diğer bölümde duranlara daha az... Ve pahalı olanlar kısa sürede tükenince, öbür taraftan takviye ediyormuş. Aynı çoraplar ve iki farklı eder...

Psikoloji de bilmek gerekiyor reklamcılıkta sanırım.

Güzel bir paylaşımdı yine...

Ferda dedi ki...

biz alirken ayni seyi soylemislerdi. kazanini, brulorunu vs dunyada ureten zaten iki fabrika var, hepsi ayni yerden alip kullaniyor demislerdi. internette de benzer seyler yaziyordu, hepsinin ici ayni, garantisi ve servis agi iyi olani tercih edin diyordu. biz de 5 yil garantili olani almistik.

bu arada markaya gore degismiyor ama calisma sistemine gore degisiyor tuketim miktarlari. mesela yogusmali olanla olmayan, bacali olanla olmayan ayni degil elbette...

bir de markaya gore ses duzeylerinin degistigine bizzat sahidim. masallah bizimkisi cok sessiz calisiyor. muhtemelen motor (su pompasi) her yerde bulunabilecek bir sey oldugundan, firmalar bunu kendi kalite politikalarina gore bir yer tercih edip aliyorlar. neticede sesi cikartan da motor oldugundan ses duzeyleri degisik oluyor cihazlarin.

herşeyden azıcık dedi ki...

Buderus yoğuşmalı en iyisi tavsiye edilir:))

Hatchipu dedi ki...

zaman psikolojik savaslarin zamani. manipülasyon hat safhaya ulasiyor artik. oynatan var bide oynayan. kendi oyununu kurabilene afferim.