Pazartesi, Ağustos 22, 2022

Arda Şef'in vitamini ?

 

 
 

Bugün ellili yaşlarında, oldukça kilolu bir hanım öksürük, halsizlik, bulantı yakınmaları ile başvurdu. 

Muayenesinde akciğerleri kötü durumda olduğundan 

"Sigara içiyorsunuz herhalde?" diye sordum

"Hem de nasıl!" diye yanıtladı

"Yakınmalarınız Omicron varyantını düşündürüyor, test yaptırdınız mı?" dedim

"Hayır yaptırmadım, yaptırmam da. Biliyorsunuz kaç kişinin burnundan sürüntü alırken beynine hasar verdiler" dedi

"Hayır bilmiyorum. Zaten pamuklu çubukla beyne hasar vermek teknik olarak mümkün değil. 

Bu durumda aşı da olmadığınız tahmin ediyorum" dedim

"Evet tabi ki aşılara güvenmiyorum" dedi. 

Kilosu ve yüzündeki ödem dikkatimi çektiği için şekeri ya da-tansiyonu olup olmadığını sordum. 

"Var diyorlar ilaç veriyorlar ama kullanmıyorum" dedi ve ekledi

"Hocam 50 yaşının üstündeki bayanlar için Arda Şef'in reklamına çıkmadığı bir vitamin tavsiyeniz olur mu?"



"Arda Şef nedir?" diye sordum

"Televizyona çıkıyor çok meşhur bir şef. Vitamin reklamlarına da çıkıyor ama bana çok gıcık geliyor. Şahsen onun reklamını yaptığı bir vitamini kullanmak, ona para kazandırmak istemiyorum" dedi

 
Kendisine halsizliğin depresyonun önemli ve sık görülen bir belirtisi olduğunu ancak depresyondaki çoğu insanın halsizliğini vitamin eksikliğine bağladığından peynir ekmek gibi satılan, ne kadar pahalıysa o kadar büyük umutlar bağlanan bu gıda takviyelerine para kaptırmamasını söylemek isterdim ama elbette buna da inanmayacağından bir şey demedim.



Cumartesi, Temmuz 23, 2022

Z kuşağı ve meslek seçimi





Bugün ehliyet raporu için başvuran, geçen sene mezuna kalmış bir gence,
"Sınav nasıl geçti ?" diye sordum.
"Pek beklediğim gibi geçmedi, 250 bine girdim" dedi
"Hangi bölümü istiyordun?" diye sordum
"Pilotaj istiyorum" dedi
"Olabilecek gibi mi? Bildiğim kadarıyla pilotajın puanı çok yüksek" dedim
"Belki ücretli olabilir" dedi
"Pilotaj okullarının ücretleri çok yüksek oluyor ama" dedim
"300 bin lira mı neymiş 3 yıl önce" dedi
"Peki bu sefer de olmaz ise B planın var mı?" diye sordum. Yokmuş!
"Madem pilotajı bu kadar çok istiyorsun, Hava Harp Okulunu niye düşünmedin?" dedim



"Ben yolcu pilotluğu istiyorum. Yolcu pilotları hem geziyor, hem de iyi para alıyorlar.
Ben de gezmek ve 40 yaşında kendimi emekli etmek istiyorum." dedi.



"Pilotlar 40 yaşında kendilerini emekli edebilecek kadar maaş almıyorlar ama neyse...
Peki emekli olunca ne yapacaksın?" diye sordum
"Kafe açmayı düşünüyorum" dedi
Kendimi tutamayıp güldüm.
"Güldüğüm için kusura bakma ama insan pilotluğu bırakıp da kafe açmaz ki..." dedim
"Ya eğlence için... Arkadaşlarla çay, kahve, nargile içeriz" dedi.
"Hiç uçağa bindin mi?" diye sordum
"Hiç binmedim" dedi


"Bari Türk Hava Kurumu'nun ücretsiz kurslarına katılsaydın, planörle uçardın" dedim
"O nedir?" dedi
"Motorsuz bir uçak çeşidi." dedim
"Drone gibi bir şey mi?" diye sordu
"Hayır, çekilerek uçmaya başlıyor, sonra hava akımlarıyla süzülüyor.
THK Eskişehir'de ücretsiz kurslar düzenliyor.
O kurslara katılıp planör pilotu olabilirsin" dedim




İlgisini çekti, telefonunu çıkarıp;
"Nasıldı adı?" diyerek not aldı.

"Pilotluk şimdi güzel bir meslek gibi görünüyor ama teknolojinin hızına bakılırsa uçaklar da otonom hale gelecek ve 40 yaşında istemeden işsiz kalabilirsin. 
Sana puanına uygun radyoloji teknikerliğini önereyim.



Hastayı makineye yatırıp, pozisyonunu ayarlıyorsun dolayısı ile kaybolmayacak bir meslek ve dünyanın her tarafında açığı var, istediğin ülkede de kolayca iş bulabilirsin" dedim.

"Sağlığa zararlı değil mi?" diye endişeyle sordu



"Radyasyon açısından son derece güvenli ama Türkiye'de çalışırsan hastalardan görebileceğin şiddet sağlığına zarar verebilir" dedim




Planör fotoğrafları Türk Hava Kurumunun sitesinden











YanıtlaYönlendir











Çarşamba, Mart 16, 2022

Anaların derdi ne zaman bitecek?

 

 

3.Dünya Savaşı'nın konuşulduğu bugünlerde aklıma yıllar önce yazdığım bu yazı geldi.

Acaba çocuk şimdi kaç yaşındadır diye açıp baktım, 2006'da yazmışım, 18 olmuş.




 




























Bugün şişmanlık yakınmasıyla gelen bir hastanın karnesinde uzun süredir yazdırmadığı kalp ilaçlarını görünce kalp grafisini çektirdim. 
Kalp hastalığı oğulları askerdeyken üzüntüden başlamış. 
Büyük oğlu Somali’de bir sene görev yapmış. 
Saat farkı nedeniyle hep gece saat 1:05 te ararmış, o aradıktan sonra, ya da televizyonda asker programlarını gördükçe uykuları kaçar ne yapacağını bilemezmiş. 
Somali'deki birlikten sadece bir er, arkadaşının yerine mıntıka temizliği yaparken elektrik çarpması sonucu şehit olmuş. 
Oğlu verilen maaşları eve gönderirmiş. 
Gelirken oradan parmak arası terlik ve şapka getirmiş, ama getirdikleri çok çürük çıkmış hemen parçalanmış. Terliğin de altı zaten kayıyormuş. 

Küçük oğlu da Diyarbakır’da askerlik yaparken 36 şehit verilen olay olmuş. Teyze olayı duyunca, oğluna bir şey olduğunu duyup da bayılırsa kurtarsınlar diye televizyonun başından kalkıp kapıyı açmış . 
İlk sırada oğlunun ismini söylemişler, ama arkadan soyadı farklı gelmiş. İsmi geçen şehit de tesadüf aynı mahalledenmiş. 

İki oğlu da askerliklerini kazasız belasız tamamlayıp dönmüşler.

İlaçlarını yazdım ve 1200 kcal’lik diyet verdim. 
Tuz yememesi gerektiğini , ilaçlarını da ömür boyu kullanması gerektiğini anlattım. 


Fotoğraf geçen hafta şehit olan Piyade Asteğmen Furkan Işık'ın askere giderken yaptığı sayfasından) 



Ek: 

Öğleden sonra bir haftadır uykusuzluk ve saç dökülmesi yakınması ile genç bir hanım başvurdu. Son günlerde canını sıkan bir şey olup olmadığını sordum. Şehitlere üzüldüğünü söyledi. 
"Eşiniz askerliğini yapmadı mı?" diye sordum. 
Yapmış. 
"İki yaşında bir oğlum var, O’nun için endişeleniyorum. 















Acaba askere gidene kadar bu işler düzelir mi diye düşünüyorum, ama düzelmezmiş gibi geliyor. 
Çünkü ben çocukken de bu savaşlar vardı, anne oldum yine var" dedi.