cep telefonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cep telefonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Ağustos 13, 2010

zavallı telefon





Bugün eşinin sinirliliğinden yakınan bir hanım kocasını muayeneye getirdi.
Kadından dışarı çıkmasını rica ettikten sonra gençliğinde epey yapılı olduğu belli olan adama ne yakınması olduğunu sordum.
"Doktor Bey benim işim çok stresli, bende de düzgün yapılmayan işe tahammül yok. Bir anda sinirleniyor, bağırıyor, elimdeki cep telefonunu fırlatıp kırıyorum" dedi


"Kaç telefon kırdınız şimdiye kadar?" diye sordum
"Ohoo, yüzü geçmiştir" dedi
"Telefonları toptan mı alıyorsunuz?" diye sordum
"Hayır çocuğu gönderiyorum, aşağıda telefoncu var, bir tane alıp geliyor " dedi
"İkinci el mi?" dedim
"Yok başkasının kullandığı telefonu kullanamam" dedi
"Özellikle ucuz modelleri mi seçiyorsunuz?" dedim
"Artık ne getirirlerse... Öyle ucuzuna da bakmıyorum" dedi


"Cep telefonu çıkmadan önce ne yapıyordunuz?" diye sordum
Masamın üstündeki telefonu işaret ederek;
"Bu telefonları patlatıyordum. Hala da yapıyorum, çekmecemde sürekli yedek telefonlar olur. Bunlar da ahizeyi tepesine sertçe vurunca patlıyor" dedi
"Peki telefonu kırdıktan sonra siniriniz geçiyor mu, yoksa gün içinde aynı konuyu düşünmeye devam ediyor musunuz?" diye sordum
"Hayır benim sinirim öyle anlık, parlayıp geçiyor. Zaten içimde tutsam hasta olurum" dedi


Gerçekten de muayenesinde ruh sağlığını yerinde bulduğumdan ilaç vermedim, öfke kontrolü için spor yapmasını önerdim.
Eşine de bu durumun bir hastalık değil kişilik özelliği olduğunu ve değişmesinin pek zor olduğunu anlattım.
"Hakısınız Doktor Bey. O içinde tutmadığından çok sağlıklı da dışı bizi hasta ediyor" dedi



Fotoğraflar
cep telefonu fırlatma yarışmasından

Pazartesi, Ağustos 02, 2010

T 9





Bugün başparmağında ağrı ve şişlik yakınması ile başvuran bir genç kıza parmağını zorlayıp zorlamadığını sordum.
Son zamanlarda erkek arkadaşımla biraz fazla mesajlaştık, ondan olabilir dedi.
“Ne kadar mesajlaştınız mesela?” dedim
“Günde 200-300 oluyordu ama artık azalttım, yazmıyorum” dedi




“Ne kadar azalttınız?” diye sordum
“Elliyi geçmez” dedi
“Bu kadar mesaj yazmak çok vakit almıyor mu?” diye sordum
“İki elimle ve T9’layazıyorum, daha pratik oluyor” dedi




“T9 nedir?” diye sordum
“Otomatik mesaj tamamlama. Mesela ‘baba’ yazmak için normalde 2 tuşuna 6 kez basmak gerekirken bu moda 4 kez basılıyor, baba çıkıyor” dedi ve anlamadığımı söyleyince telefonunu çıkartıp gösterdi. Telefon basılan tuşlara göre sık kullanılan kelimelerin içinden en olası sonucu getiriyormuş.
“Ya yanlış kelime gelirse?” dedim
“Sürekli yazdığımı kontrol edip yanlış olursa siliyorum” dedi




Başparmağındaki yakınmaların zorlanmaya bağlı olduğunu, bunun için bu parmaklarını kullanmamasını, ille de mesaj yazmak istiyorsa diğer parmakları ile yazmasını söyledim ve sağ elinin başparmağını dinlendirmek için atele aldım.

Salı, Eylül 09, 2008

5000 sms



Bugün sıkıntı hissi ile başvuran bir hastanın muayenesinde depresyon bulguları olduğundan canını sıkan bir konu olup olmadığını sordum.
"Erkek arkadaşımdan ayrıldım” dedi
“Anlaşarak mı ayrıldınız, yoksa bir taraf terk mi etti?” diye sordum
“Tam ayrıldık da denemez, mesajlaşmayı kestik” dedi
“Anlayamadım, biraz açar mısın?” dedim“Bizim ilişkimizi aslında Aveanın 5000 SMS kampanyası bitirdi. Arkadaşım tam bir mesaj hastası, ayda 5000 mesaj yetmiyor bitiyor. Sürekli elinde telefon; şimdi eve girdim, şimdi tuvalete girdim, şimdi çıktım... Sürekli iletişim halindeyiz. İnsan başka bir şey yapamaz hale geliyor.
Yaz başında sınavlarım da vardı, ben artık böyle mesajlaşmak istemiyorum dedim. Kaç defa kontör gönderdi, yanıt vermedim. Sabah günaydın, akşam iyi geceler, böyle böyle azaldı, şimdi yazmaz oldu. Görüşüp de ayrıldığımız yok ama sorunca ‘Sen biliyorsun’ diyor, artık birbirimizi arayıp sormuyoruz. Rahatladım aslında ama bir yandan da özlüyorum” dedi

Bazen ilişkilerin insanı hasta edebileceğini ve ayrılığın da hayırlı olabileceğini söyledim ve depresyonu çok belirgin olmadığından spor yapmasını önerdim.